Kategoriler
Hayat & Kültür

Vay benim çam ağacım vol.3

2014 ağustos ayında dikili bir ağacım olması hasebiyle bir “sarıçam” dikmiştim. Aradan 9 ay geçtikten sonra, ağacımı ziyaretimde görmüş olduğum manzara hiç iç açıcı değildi. Ben nispeten daha büyük bir ağaç beklerken, karşıma kolu kanadı kırılmış bir şey çıkmıştı. Biraz içim burkulmuştu ancak ağaç solmamıştı. Az biraz tutar dalı vardı. Büyür dedim ve geçtim. Dün […]

2014 ağustos ayında dikili bir ağacım olması hasebiyle bir “sarıçam” dikmiştim. Aradan 9 ay geçtikten sonra, ağacımı ziyaretimde görmüş olduğum manzara hiç iç açıcı değildi. Ben nispeten daha büyük bir ağaç beklerken, karşıma kolu kanadı kırılmış bir şey çıkmıştı. Biraz içim burkulmuştu ancak ağaç solmamıştı. Az biraz tutar dalı vardı. Büyür dedim ve geçtim. Dün tekrar ağacımın yanına gittim. Aradan 1 yıl geçmişti. Ağacım günden güne geriye gidiyordu. En son gördüğüm görüntü aşağıdaki gibiydi, yıkılmıştım!

WP_20150830_003

Ağaç yok. Koskoca sarıçam beklerken ağaç otlar arasında kaybolmuştu. Hemen gittim orağı aldım ve ağacımı aramaya başladım. Ölüsünü ya da dirisini bulmalıydım. Ben onu ne zahmetlerle dikmiştim. O ise biraz da yanlış yere dikilme sebebiyle büyüyememişti. Derken onu buldum! Nefes alıyordu…

WP_20150830_015

Artık onu yaban ellerde savunmasız bırakamazdım. Onu koruma altına almam gerekiyordu. Mevcut bölgede özel koruma olanağı olmadığından, pasif koruma yöntemlerini düşündüm. Düşündüm ve sonunda aşağıdaki çözümü buldum.

WP_20150830_018

İşimi bitirdim ağacımı koruma altına aldım derken, gözüme bir şey ilişti. O da neydi, zıplaya zıplaya gidiyordu. Çocukluk arkadaşımı görmüş gibi oldum. Evet evet bu oydu “Zalim Gostanga” Çocukluğumu yiyen, daha doğrusu birbirini yiyen “Zalim Gostanga”. Çocukluk işte, küçükken bunları bu şekilde bacaklarından tutup, önce ot yedirirdik. Sonra ise ikinci aşamada karınca falan yedirirdik. Son aşamada ise düelloya hazır hale gelirlerdi ve abimle beraber bahis yapardık. Kimin gostangası kiminkini yiyecek. Baş kısımları birbirine bakacak şekilde savaşa başlarlardı ve savaş sonunda biri diğerini yerdi. Evet tam manasıyla yerdi. Gerdanından girer, ağzını burnunu, antenlerini yer bitirirdi. Bazen öyle olurdu ki zayıf (kavgada zayıf) gostanganın elimizde sadece bacakları kalırdı. Bütün vücut diğerinin midesine inerdi. Ne kötü bir işmiş, şimdi anlıyorum.

gostanga_gostik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.