Kategoriler
Hayat & Kültür

Evet beni de savcı aradı!

telefon

Evet bundan iki hafta önce beni de savcı aradı. İşteyim, sakin bir gün… normalde yabancı numara beni meşgul eder diye bakmam ama o gün yoğunluk yok ya baktım. Arayan tanımadığım birisi ismi de Kenan Çiğdem. Savcı imiş kendisi. Arkadan da telsiz anons sesleri geliyor. Sadece telsiz anonsu gelse iyi, bir çok ses daha geliyor.Kalabalık bir yer, karakol veya hastane gibi bir yer. Kendisinin savcı olduğunu söyleyen şahıs hesaplarımla terörist grupların bir bağlantısı olduğunu tespit ettiklerini ve hesaplarımı kapatmamı ya da başka bir hesaba aktarmamı gerektiğini söyledi. Benim de 7-8 tane hesabım var, ayrı bankalarda. Ayrıca önceden de açıp kapattığım ya da kapandı zannetiğim bir çok hesabım var. Tüm bunlara rağmen medyada, sosyal medyada duyduğum hikayelerden yola çıkarak inanmadım. Kurnazım ya; yapmazsam ne olur dedim. Ceza alırsınız, bu kanıtlanırsa hapis cezası var dedi. Tamam Kenan Bey suçumuz varsa cezamızı çekeriz dedim ve atar yaptım, telefonu da savcının suratına kapattım. Yapmaz olaydım, hapisteyim şimdi. 5 sene verdiler. Siz siz olun kimseye atar yapmayın, hele ki savcıya. Hem de kaç kontorü gitme pahasına sizi cepten arayan savcıya.

Kategoriler
Genel

Islık çalmak

Islık çalmak nadir de olsa lazım oluyor insana. Öyle evin içinde nota çalar gibi alçak sesle dudaklardan çıkan ıslıktan bahsetmiyorum. Parmaklar ağıza sokularak çalınan desibeli yüksek ıslık anlatmak istediğim. Zordur bunu çalmak. Benim gibi kırsal bir kesimde büyümüşseniz ıslık çalma denemeleriniz olmuştur muhakkak. Önce dört parmak, sonra iki el iki parmak, sonra tek el iki parmak, tek parmak derken nirvana; parmaksız. Bunu henüz başarabilmiş değilim. Tek el tek parmakta bıraktım en son. Kullanmaya kullanmaya da köreldim üstelik şu an yapabildiğim tek el iki parmak.

Geçen arkadaş arabasıyla beni eve bıraktı. Akşam 8 gibi saat. Arabadan inerken veya bir yerden çıkarken ceplerimi yoklarım. Yine yokladım. Sol cebim boştu (hep oraya koyarım) Cep telefonum yoktu. Arkadaş dönüşünü yapmış, hafif ıslak dik aşağı yolda tahminim boşta aşağıya doğru süzülüyordu. O an telefonumun vitesin önündeki haznede olduğunu anımsadım. Aklıma hemen Ömer’i (şöför oluyor kendisi) aramak geldi – ne çare telefon zaten onda idi – eve gidip evden aramak geldi – mantıksızdı, zaman geçerdi- koşmak, arabayı yakalamak geldi – çok zor, yetişemezdim- tüm bunlar yaklaşık 2 sn içinde beynimde oluşuveren fikirlerdi. Derken tek elim ağzıma gitti ve iki çığrımlık ıslık patlattım. Fiuvvvvvv, fiuvvvvvvv. i30’un stop lambaları yanıyordu. İşe yaramıştı.