İncir çekirdeğini doldurmayacak yazılar

İlk faturam geldi

Evet daha önce puant elektrik tarifesine geçtiğimi şu yazımda bahsetmiştim. Aradan neredeyse 2 ay geçti ve ilk faturam geldi: 367 TL

Hemen korkuya kapılmayalım sevgili dostlar 367 TL fatura yaklaşık 4 aylık bir fatura ve büyük bir kısmında hunharca 1,8 kW elektrik sobası yakılmıştır. Yan odada da tek göz 0,7 kW elektrik sobası yakılmıştır. Manyak mısın kardeşim elektrik ile ısınma olur mu demeyin olur? Katalitik soba, elektrikli kombi, piknik tüpü üzeri radyant ısıtıcı, su torbası, havadan suya ısı pompası, klima, elektrikli kombi, kat kaloriferi, bildiğin soba gibi seçenekler arasında git gel yaşadıktan sonra klasik UFO!‘yu seçtim. Bazen basit düşünmek iyidir.

alternatif_isinmaHer neyse elektrik faturam aşağıdaki gibidir. Toplam fatura 367 TL. Toplam tüketimim 896 kWh, zamanlara bölünmemiş hali ile. Bölünmüş halleri ve hesaplamaları ise Excel ile yaptım aşağıda.

epsas_fatura

fatura_elekYukarıdaki birim fiyatlara her şey dahildir ve 2016 Ocak tarifesidir. Birim fiyat, dağıtım bedeli, TRT payı, falan feşmekan. 

Hesaba göre 6 TL kârım var. İyi ki puant kullanmışım. 6 TL küçük bir rakam olarak görülebilir. Ancak bunda puant zamanda (17-22) saatlerce elektrik sobası yaktığımı da eklemek isterim. Bu süreç içinde acımasızca o sobayı yaktım, bunu kabul ediyorum ve ilk 2 ay neredeyse zamanlamaya hiç dikkat etmedik. Bilinçli şekilde kullanmış ve elektrik sobasını yakma zorunluluğum olmasa idi yaklaşık 30 TL civarında bir meblağın tasarruf edilmesi işten bile değildi. Buna inanıyor ve güveniyorum.

Ey su boşa akma!

Hepimizin her gün başına gelen olaydır; duş yapmadan bataryanın sıcak tarafını açmamıza rağmen suyun ısınmasını beklemek. Bu esnada 3-6 litre arasında su heba olur. Bazı tesisatlarda ise bu rakam 10 litreyi çok rahat geçmekte.

4-5 sene evvel ağabeyimin kayın pederi antika Ali Amca bana kendi banyosunda da böyle bir problem olduğunu (herkes gibi) sıcak suyun gelmesine kadar geçen zamandaki soğuk suyu tekrar termosifona nasıl aktarabileceğini sormuştu. Ne yapabilirim, başka bir önerin var mı demişti. Benim de şimdi hatırladığım kadarıyla, Ali Bey Amcacığım sana şu anda net bir şey diyemem ancak bunun için bir pompa-mekanizma düzeneği yapılabilir. Aslına bakılırsa ev sıhhi tesisatını üç borulu (sirkülasyon hatlı) yapmak buna bir çözüm demiştim. Ancak bu seferde sudan kazanım olacaktı belki ama yakıttan müsriflik olacaktı derken konu kapanmıştı. Kendisi bu suyu bir kovaya boşaltıp ondan sonra herhangi bir yerde kullandığını belirtmişti.

Tam da bu minvalde bir kickstarter projesi ile karşılaştım bugün. Esferic diye bir İspanyol şirketin ürünü: Water Drop. Bu suyu kovada değilde alttan hortumu bulunan plastik bir poşete dökmek sonra da istediğin yerde kullanmak üzere tasarlanmış bir alet. Malzemesi poliüretan yani plastik. Ancak geri dönüştürülmüş atık malzemelerden üretiliyor.

waterdropturkiye

Su tasarrufu

su-tasarrufu

Doğru seçimlerle direkt veya endirekt olarak sudan tasarruf edebilmemiz olası. Hem daha sağlıklı hem de daha konforlu bir şekilde.

Termosifondan Volvo V40 Cross Country Çıktı

termosifon

Basit şeyleri karmaşık sistemler gibi incelemek, araştırmak ve anlatmak acayip hoşuma gidiyor. Saatlerce çok basit bir konu üzerinde de olsa konuşmak (goygoy yapmak değil) zevk veriyor. Ancak bilgi dolu olmalı, dinleyene bir şeyler katabilmeli. Bilinmeyenin veya farkında olunmayanın söylenmesi, farkına vardırılması. Bu sebepten bu yazıyı ele aldım. Bir kaç nedenim daha var aslında. Örnek vermek gerekirse, evimdeki termosifonun soğuk su giriş bağlantısını kestiğim zaman içinde 65 litre su olmasına rağmen sıcak su kısmından hiç su gelmemesi gibi. İçinde o kadar su var aslında aksın ya, spiral borudan aşağı. Neden akmıyor? O kadar litre su ne yapıyor tankın içerisinde. Yok illa orada duracak. Bunun nedeni ise yukarıdaki ve aşağıdaki görselleri biraz inceleyince ortaya çıkıyor. Evet efendim soğuk su girişi cihazın altından olmasına rağmen sıcak su çıkışı cihazın üst kısmından olmakta. Her ne kadar biz termosifon ‘kardeşi’ karşımıza alıp baktığımız zaman her iki borunun (kırmızı ve mavi) cihazın altından çıktığına şahit olsak ta, sıcak borusu aslında iç kısımdan tepeye doğru uzanmakta. İlk fotoğraf Arçelik markalı bir termosifon. Kullanma kılavuzundan aldım görseli. Aşağıdaki görsel ise MEGEP‘in kitabından aldım.

sofbendegil

Evet, o zaman açıkça söyleyebiliriz ki sıcak su kısmından akan su aslında soğuk suyun basıncı marifeti ile akmakta. Eğer evimizin soğuk su giriş vanasını kapatırsak termosifonun içinde su olsa dahi musluklardan su alamayız. Bu da demektir ki sular kesildiği zaman, bizim termosifon 80 litre, 65 litre onun içindeki su ile yıkanırız diye düşünmeyin. Yıkanamazsınız! Soğuk su girişinde basınç olacak ki sıcak su borusuna basınçlı su gitsin.

Ülkemizdeki termosifonlar yukarıda görünen tiplerde ve şekillerde. Yurt dışında, daha doğrusu enerjiyi verimli kullanan ülkelerde elektrikli termosifon pek yaygın değil. Nedeni ise basit; termosifonların elektrik enerjisini biraz hoyratça kullanmaları. Nitekim 65 litre bir cihaz içinde 1,8 kW gücünde elektrikli rezistans var. Oysa güneş enerjisine akuple bir sistemde veya ısı pompalı bir sistemde çok daha az elektrik enerjisi ile iş görmek mümkün. Kullanılan termosifonlar ise bizimkilerden biraz farklı. Cihazlar genelde daha büyük kapasiteli, ki bu banyo yapma alışkanlığı ile doğru orantılı olduğunu düşünüyorum. Cihazlar büyük olduğundan duvar yerine yere oturtmalı. Giriş çıkış (sıcak-soğuk) boruları ise haliyle cihazın üzerinden çıkıyor. Aşağıdaki görselde 3 adet çizim görünmekte. Çizimlerde soğuk suyun aşağıdan girdiği ve ısınan suyun tabiatıyla yukarı yükseldiği görülmekte. Isınan su en tepede bulunmakta ve musluk açıldığı zaman tank içerisinde soğuk suyun oluşturmuş olduğu basınç sebebi (normal şartlarda 2-3 bar) ile sıcak su dışarı çıkmakta. Ancak 3 çizimde de görüleceği üzere ısıtıcı rezistans 1 değil 2 adet. Biri yukarıda diğeri ise aşağıda yer almakta. Üstte bulunan (upper heating element) rezistans suyu istenen sıcaklığa getirmek için gerekli olan ana ısıtıcı görevi üstlenmekte. Suyun daha soğuk ve ilk giriş kısımında yer alan nispeten daha küçük rezistans ise (lower heating element) zamanla termostat ayarından düşen suyu ısıtmak ve az kullanım olmasında devreye giren ısıtıcıdır. Böylece küçük ısıtmalarda büyük rezistans değil de küçük rezistans devreye girmektedir. Böylece direkt soğuk su ile kısa zamanda ve küçük rezistans işlem yapmaktadır.
thermosiphon-electric

Peki termosifon kullanımında nelere dikkat etmeliyiz. Daha verimli nasıl kullanabiliriz. Paramızı çöpe atmamak açısından. Ayrıca her şey para değil elbet. Yeterince ve hatta çok fazla paramız olsa dahi gereğinden fazla kullanılan enerji başkasının hakkı olduğu gerçeği yadsınamaz. Bizim hoyratça harcamış olduğumuz fazla miktar başkasının kullanması gereken miktar.

  1. Özellikle “miks” diye tabir edilen aç-kapa bataryalarda genellikle ortada açma gibi bir durum söz konusu. Üstelik bir çoğunun alt bağlantıları nasıl yapıldığı bilinmediğinden veya montajının da dezavantajı ile sıcak-soğuk kısmının ayırt edilememesi sebebi ile soğuk yerine sıcak tarafından açılması mümkün. Sıcak tarafından bataryayı açtığımız için anında termosifondan sıcak çıkmakta ve yerine soğuk su girmektedir. Normal bir miks bataryanın dakikada 12 litre su akıttığını baz alırsak en az 30 saniye sonra sıcak geldiğini fark eder ve soğuğa çevirirsek arada 5 litre su termosifondan çıktı 5 litre su ise girdi demektir. 5 litre suyu ısıtmak için 0,0486 kwh elektrik enerjisi gerekmektedir. Günde 10 kez bu hata yapılsa haftada 2 TL’ye yakın boşu boşuna su harcamış oluruz ki bu ayda 8 TL yılda ise 96 TL yapar. Hiç gereksiz yere sadece yanlış batarya açmaktan kaynaklı yılda en az 96 TL gitmekte. Bunun için miks batarya yerine çift kollu, termostatik bataryalar kullanmak daha mantıklı.
  2. Küveti su ile doldurmak yerine kısa duş almak. 5 dakika duşta kalmak ile 10 dakika banyo yapmanın arasında iki kat fark var. 5 dakikada yaklaşık 50 litre su harcanırsa 10 dakikada 100 litre su harcanmaktadır. Aradaki fark ise haftalık 3 TL civarında yıllık ise 156 TL yapmakta. Gerek yok!
  3. Termosifonu uygun yere montaj etmek. En çok sıcak su kullanılan banyo ve mutfaktan uzak bir yere (mesala balkon) montaj edilen cihaz ekstra su harcamakta. Nitekim aradaki boru boyunca suyun önce akması gerekiyor. Aynı şekilde kapatılan musluğun ardından boru içindeki sıcak su kalmakta. Termosifon bu dediğim yerden boru uzaklığı 20 metre olsa, kullanılan borunun ise 1/2″ olduğuna göre arada 6,3 litre su kaybolmakta. Birinci maddedeki hesaba benzer bir hesapla yılda en az 100 TL gibi bir kayıp söz konusu.

Daha fazla uzatmak istemiyorum çünkü 10 maddeyi geçecek gibi. Sadece 3 maddeden her zaman karşılaştığımız hepimizin yaptığı basit hatalar neticesinde yılda 356 TL tasarruf etmek mümkün. Bunu bizim apartmanda düşünürsem 36 daire var. 36×356= 12.816 TL yapıyor. Neredeyse 13 Bin TL. Bu para ile kapıcının parası çıkmış oluyor. Hemde suya sabuna dokunmadan. Biraz kinayeli oldu, hiç bir şey yapmadan. Sadece yapmamamız gerektiği halde yaptığımız hamlelere dikkat ederek bu kadar tasarruf. İşi biraz daha ajite edeyim. Sitede 9 blok var. 9 x 12.816= 115.344 TL Evet inanması güç ve şaka gibi geliyor insana. Sadece oturduğum sitede 115 Bin TL gibi bir müsriflik var. Şu aşağıdaki arabanın orta sınıf donanımlısını almak işten bile değil.

crosscountry

Not: Rakamlara kendim bile inanamayıp 2 kez kontrol ettim. Tüm siteye bunları anlatsam acaba bana Volvo V40 CC alırlar mı?

Not II: Yazının başlığını yazı bittikten sonra Termosifon nasıl çalışır? Suyu nasıl verir? dan Termosifondan Volvo V40 Cross Country Çıktı olarak değiştirdim.

Enerjiyi verimli kullanma (kullan)

Güven Sak hafta başı enerjiyi neden daha verimli kullanmalıyız hakkında Dünya Gazetesi’nde ve Tepav‘da muhteşem bir yazı yazdı. Yeni yeni enerji kaynakları aramaktan çok elimizdeki enerjiyi daha verimli kullanmanın aslında en önemli enerji kaynağı vurgusu ise takdire şayan. Verdiği verilerde 2002-2012 yılları arasında enerji faturamızı sadece %7 azaltabilmişiz. İrlanda %26 ile başı çekmekte. Daha açık anlatacak olursak 2002 yılında bir işi 100 birim enerji ile yapan İrlanda şu an 74 birim ile işi kotarabiliyor. Ancak Türkiye 2002 yılında bir işi 100 birim enerji ile yaparken şu anda 93 birim enerji ile yapabilmekte. %7 gibi bir verimlilik söz konusu. Oysa İrlanda %23 oranında verimliliğine ulaşmış. Yani enerji ihtiyacının %23’ünü, hidroelektrik santrallerinden, nükleerden, rüzgardan, güneşten, biyo yakıttan vesaireden karşılamamış enerji verimliliğinden kazanmış. Yani kazan-kazan yapmış. Elindekini değerlendirmiş.

Peki Türkiye’de durum ne? Durum hiç iç açıcı değil. Dünyada enerjiyi en verimli kullanan ülke Almanya. 2014 sıralaması şu şekilde: Almanya, İtalya, AB Devletleri, Çin, Fransa, Japonya, Birleşik Krallık, İspanya, Kanada, Avusturya, Hindistan, Güney Kore, ABD, Rusya, Brezilya ve Meksika. Görmüş olduğunuz üzere Türkiye listede yok. Değerlendirmede bile yok. Sanki enerji kaynaklarımız çokmuş, topraklarımızda petrol, uranyum, zengin kömür madenleri çıkıyormuşçasına enerjide bu kadar savurganız.

Aşağıdaki görselden de anlaşılacağı üzere ABD neden 13. sırada olduklarını ve lider olmak için neler yapmaları gerektiğini tartışa dursun biz hâlâ enerjiyi/paramızı sokağa savuralım.

iscorecard-graphic-full

Evdeki cihazlar ne kadar enerji tüketiyor?

tasarruf-yap

Enerji tasarrufu deniliyordu önceden. Ancak doğru bir kelime olmadığı meydana çıktı. Nitekim tasarruf yapmak o anda açık olması gereken cihazı açmamak manasına geliyordu. Örneğin gece lambaları kapatarak TV izlemek veya karanlıkta oturmak tasarruftu ancak göz sağlığı, psikolojik davranışlar ve sosyal yönden incelendiğinde tasarrufun yanında eksik yönde götürdükleri de olduğu görüldü. Bunun için tasarruf yerine son zamanlarda verimlilik kelimesi geçti. Enerji verimliliğinde akşam o aydınlatmayı söndürmek yerine daha düşük enerji tüketimi olan ampullerin kullanılması öngörülüyor. Böylece hem tasarruf edilmiş hem de olumsuz etkilerden etkilenilmemiş olunmaktadır.

Hangi kombi?

Aşağıda başlıkları sıraladım, isterseniz amacınıza göre de okuyabilirsiniz;

1- Kapasiteyi ne seçmeliyim?
2- Yoğuşmalı mı, konvansiyonel mi?
3- Eşanjör olayı? Tek mi, çift mi?
4- Kombiyi nereden almalıyım? Bayi, tali bayi, süpermarket, manav?
5- Yetkili servis önemli midir?
6- İyi güzel de hangi marka?
7- ‘Benim için önemli olan boyutu’ diyorsanız.
8- ‘Ben bu kadar yazıyı okuyamam, net sonuç istiyorum’ diyenler NOT III’e baksınlar. 

Hangi kombiyi seçmeliyim? sorusunu çok sık duyuyorum ve bundan sonra da artarak duyacağımdan eminim. İnternette bile bana bu soruyu soranlar bir hayli fazla. Sözü fazla uzatmayacağım önce aşağıdaki terimleri bi ezberleyin.

Kombi: Bir birim için hem sıcak kullanma suyunu hem de ısınma sıcak suyunu ısıtan cihaza verilen isimdir.
Şofben: Bir birim için sadece sıcak kullanma suyunu üreten cihazdır.
Termosifon: Bir birim sadece sıcak kullanma suyunu üreten cihazdır. Suyu depolar. (Elektrikle çalışır, bunun konumuz ile alakası pek yok)
Yoğuşmalı kombi: Normal (konvansiyonel) kombilerde atılan atık baca gazı sıcaklığı yüksektir. Yoğuşma teknolojisi ile bu atık gazın içerisindeki enerji geri kazanılır. Bu sisteme sahip kombiye yoğuşmalı kombi denir. Doğaya atılan bu atık gazın enerjisini kullandığı için mantık olarak yoğuşmasız kombiye göre verimi yüksektir.
Hermetik ve bacalı kombi: Yazmaya devam ettikçe aklıma bir sürü şey geliyor ama galiba hepsini yazmaya sayfalar yetmez. Ama olası karşılaşabileceğiniz durumlar için bu baca işini de açıklamam lazım. Bacalı kombi daha çok önceden tercih edilen, atık baca gazı atılması ve zehirlenme riski nedenleri ile son zamanlarda ülkemizde pek tercih edilmemektedir. Hermetik kombi ise bir bacaya ihtiyaç duymadan kendi kompakt bacası ile yaktığı gazın atığını ve temiz havayı aynı bacadan alan bir sisteme sahiptir. Bacalı kombiler artık kullanılmıyor, onun için baca mevzusuna girmeden hermetik diyor ve kesip atıyorum.

Boş konuşmayı geç de işin pratik kısmına gelelim diyenleri görür gibiyim. Yukarıdakileri okuduklarınızı göz önüne alıyorum. Ülkemde ortalama ev boyutları 90-150 metrekare arasındadır. Bu evlerin ısı kaybı ortalama 13.500-20.000 kcal/h arasındadır. Ülkemizde ise en düşük kapasiteli kombi 20.000 kcal/h kapasitedir. (Bazı markaların Vailant 17.000 kcal/h kombisi de vardır) Ayrıca satıcıların bilerek veya bilmeyerek yaptığı yanlışlar vardır; birim. 20.000 kcal/h, 24 kW’a denk gelmektedir. Satıcı size 20 binlik kombi değil de abi bu kombi 24 binlik der. Gerçekten de kutusunda 24 kW yazar. Anlamayanda evet abicim gördüm 24 binlik der. Onun için birimleri karıştırmamak gerekir.

1- Şimdi eviniz yukarıdaki boyutlara sahip bir ev ise size 20.000 kcal/h (yani 24 kW) lık bir kombi yeterli olacaktır. Tabi eğer eviniz 45-100 metrekare arasında ise bulabilirseniz 20.000 kcal/h altında bir kombi tercih ediniz. Yurt dışında kombi kapasitesi çok önemli bir etkendir. Bildiğimiz gibi her kombi artık elektronik kartlara (beyin, devre ne derseniz deyin) sahip. Size bir sır bu kartlar sayesinde kombinin kapasitesi ile oynamak elimizde. Ancak bunu sen ben yapamayız, servisler bile yapamıyor, istisnalar hariç. Avrupa’da kombi devreye alınırken evin ısı ihtiyacı tam olarak belirlenerek kart üzerinden istenilen değere ayarlanır. Ülkemizde ise böyle bir durum söz konusu değil, kapasitesi ne ise o. 20 binse 20 bin, 26 binse 26 bin. Uzatma… Kapasite işini hallettik.

Yoğuşmalı mı hermetik mi? Bu soru o kadar soruluyor ki; Hayatın anlamı nedir? Aşkın tarifi nasıldır? Kadınları anlamanın sırları nedir? gibi sorularla birlikte anılıyor artık bu soru. Aşağıdaki diyalog ile karşılaşmayan yoktur. (eğer işin içine bir şekilde dahil olduysanız)

Alıcı: Bana kombi lazım, yoğuşmalı mı, boğuşmalı mı ne öyle bir şey varmış? Ondan mı alsam acaba?
Satıcı: Eviniz kaç metrekare?
Alıcı:  100 veya 120 tam emin değilim, ölçemedim, açıkça söylemek gerekirse nasıl ölçüleceğini bilmiyorum, tapuda 65 yazıyor…
Satıcı: Tamam, 100 metrekare. Sana yoğuşmalı kombi gitmez. Sen normal kombi alacaksın. O metrekarede yoğuşmalı kombi çalışmaz.
Alıcı: Ama yoğuşmalı…

2- Evet, diyalog bu kadar. Normal kombide karar kılınır. Nedeni ise evin metrekaresinin yetmemesidir. Oldu mu? Olmadı. Buna bir açıklama yapmak lazım. Yoğuşmalı kombinin ne olduğunu yukarıda anlattık. Daha açık anlatmak isterdim ama yazı uzadıkça uzuyor. Kısaca şöyle bir açıklama yapabiliriz. Yoğuşmalı kombi her metrekarede yoğuşma yapar dolayısı ile tasarruf yapar. O zaman tasarruf yapan kombiyi almalıyız. Durun bir dakika. Normal bir ev (90-150 metrekare)  için yakıt parası 300 TL gelirse yoğuşmalı kombi takıldığında bu fiyat 280-290 TL’ye inebilir. Yılda 5 aydan (maksimum yarardan hesap yapalım) 5×15= 75 TL kâr edersiniz. Normal kombi ile yoğuşmalı kombi arasındaki farkın ortalama 600 TL olduğunu varsayarsak 8 yılda kendini amorti edecektir. 8 yıldan sonra kara geçeceksiniz. Büyük konutlarda ise amortisman süresi 2-3 yıla kadar inecektir. Şahsen ben 8 yılda kendini amorti edecek diye yoğuşmalı kombi tercih etmem (Nitekim kombilerin verimli çalışma süreleri 10-13 yıldır)  Ancak evim 170 metrekareden büyük ise kesinlikle yoğuşmalı kombi tercih ederim. Nitekim pahalı da olsa kendini 2-3 sene içinde amorti edecek ve 3 seneden sonra tasarruflu kullanacağım. Belirtmek isterim ki tesisatımı da yoğuşmalı kombiye göre dizayn ederim. Radyatör metrajlarını ayarlamak veya yerden ısıtma sistem yapmak gibi. Zaten tesisatınız yoğuşmalı kombiye göre dizayn edilmemişse boşuna uğraşmayın.Yoğuşma kısmı da tamam.

3- Geldik eşanjör mevzusuna. Tek mi çift mi? Halihazırda piyasada tek ve çift eşanjörlü kombiler bulunmaktadır. Tek eşanjörlü kombilerde ısınma ve kullanma suyu aynı eşanjör içinde ısıtılır, çift eşanjörlü kombilerde  ise ısınma suyu büyük eşanjörde, kullanma suyu ise küçük eşanjörde ısıtılır. Çift eşanjörlü kombide kullanma suyu ihtiyacı olduğu zaman ısınma suyu ısınır ancak radyatörlere verilmez, kullanma suyunu ısıtmak için kullanılır. Çok bilinen bir yanlıştır ve satıcılar bu yalan/yanlışa genellikle başvurur. “Bu kombi çift eşanjörlüdür, banyo yaparken radyatörleriniz soğumaz, iki eşanjör olduğu için birisi kullanma suyunu diğeri ısınma suyu ısıtır ve tesisata verir.” iddiası gerçeklerle bağdaşmaz. (genellikle)

O zaman tek mi çift mi? Çift eşanjörlü kombilerde üç yollu vana vardır ve bu vana arıza verebilir. Üç yollu vana arızaları meşhurdur. Zaten kombide üç yollu vana, kart, eşanjör, fan, pompa, iyonizasyon elektrodu arızaları her zaman ilk 11’dedir. Herneyse dönelim konumuza çift eşanjörlü kombinin dezavantajını söyledik; üç yollu vana problemi, peki avantajı ne? Avantajı; eşanjör arızalarının ilk 11’de olduğunu söyledik ve bu parça pahalı bir parçadır. Suda bildiğimiz gibi kireç vardır. İllaki başka elementler de vardır. Çift eşanjörde kullanma suyu büyük eşanjöre hiç girmez. Böylelikle pahalı olan büyük eşanjör kireçlenme tehlikesi ile karşı karşıya kalmaz. Çünkü bu eşanjörün içinden sadece ısınma suyu geçer ve bu su devir dayımı olan su değildir. Kapalı devredir. Arızalanma ve kireçlenme tehlikesi ile karşı karşıya kalan eşanjör sadece küçük eşanjördür ve bu pahalı bir parça değildir.

Tek eşanjörde ise kullanma suyu ve ısınma suyu aynı eşanjörde ısınır (giriş çıkışları farklıdır, aynı su değildir) Su bu büyük eşanjörde tahribatlara yol açabilir. Kireçlenme ve oksitlenme yapabilir. Kireçlenme ve oksitlenme eşanjörü bozar ya da verimini düşünür, böylece ısınamama veya faturanın artma şikayeti gelir, bunu da kimse istemez.

Eşanjör sorunu sonucu; Çok uzun oldu bu eşanjör kısmı, aslında gerek yoktu. Eğer tesisatınız kalifiye ustalar  tarafından düzenli ve amacına uygun dizayn edilmişse ve oksijen bariyerli borular kullanılmışsa tek eşanjörlü (bitermik) kombi alabilirsiniz. Ancak tesisatın nasıl yapıldığını bilmiyor iseniz ya da tesisatta kullanılan malzemeden şüpheniz varsa çift eşanjörlü (monotermik) kombi tercih ediniz. Ben borudan morudan tesisattan anlamam diyorsanız istediğiniz kombiyi alın, eşanjör olayını fazla kafaya takmayın.

Mekanik ve teknik konuları bitirdik gelelim sosyo-kültürel konulara. Efendim kombi almak öyle kolay bir iş değildir, enlemesine ve boylamasına araştırma yapmak gerekir.

4- Bayi, tali bayi, alt bayi, yandan bayi vs. Evet kombiyi aldığınız satıcıya dikkat ediniz. Kombinizi aldığınız markanın yetkili satıcısı olduğundan emin olunuz. Buna markaların internet sitelerinden ulaşmak mümkün. Eğer kombiyi bayiden değilde herhangi bir satıcıdan veya spottan alırsanız, ileride olabilecek sorunlarda başınız ağırabilir. Ayrıca ürünü aldığınız satıcı da önemli. Yukarıda bir sürü bilgi sundum, bu bilgilerin bir kısmını, hepsini veya daha fazlasını size sunmasına göre satıcıya not verin. Size yalan diyen veya bilgisiz bir satıcıdan ürün almak istemezsiniz heralde.

5- Yetkili servis olayı çok önemlidir. Kombi markası kafanızda şekillenmeye başladığı gibi, bulunduğunuz muhitte o markanın yetkili servisinin olup olmadığını öğreniniz. Bunu da markaların internet sitelerinden veya çağrı merkezleri vasıtası ile kolayca öğrenebilirsiniz. Unutmayın yetkili servis kombide belki de en önemli şeydir. Yakınınızda yetkili servis yoksa veya sorunlu bir servis ise işiniz zor.

6- Gelelim markaya. Bana sorarsanız en iyi kombi JM. Yani Jose Mourinho. Adam komple bir teknik direktör. Tam bir kombo. Herneyse devreler karışmadan olayımıza dönelim. Tüm kombiler üç aşağı beş yukarı aynıdır. Yani 2.000 TL’lik kombi ile 750 TL’lik kombinin arasındaki malzeme farkı 250 bilemedin 350 TL civarındadır.  Yoğuşmalı kombiler normal  (konvansiyonel) kombilere göre pahalıdır. Seçim için bakınız 2, kapasitesi büyük olan kombiler küçüklere göre pahalıdır, bakınız 1. Marka seçimi yaparken bütçe, yetkili servis (bkz. 5), yetkili satıcı (bkz. 4) kriterlerini ilk önce göz önüne almalısınız. Baya bir eleme olmuştur. Ondan sonra 1., 2. ve 3. maddeleri göz önüne alarak bir kaç marka daha elersiniz. Sonra kalan markalar hakkında bir araştırma yapın. Eş dost araştırması. Kullananlara sorun. Çalışırken ses yapıyor mu? Sık arıza veriyor mu? Bu araştırmalardan sonra gidin kombiyi alın.

7- Şekle, şemale boyuta önem verenler için. Kombiyi mutfağa veya küçük bir odaya koyacaklar için elbette kombi boyutu önemlidir. Aynı kapasiteye sahip kombiler neredeyse birbirinin iki katı büyüklükte bile olabiliyor bazen. Boyuta önem verenler için İtalyan marka kombileri önerebilirim. Bu kombiler daha küçük boyutlara sahiptir.

Not: Kombi seçiminden münferit önemli bir husus vardır ki; o da binanın (daireni) durumu. Mesela izolasyon, mesela cephe, bunlar çok önemlidir ve 1. madde ile direkt ilgilidir. Bu konulara hiç değinmiyorum bile. Ancak 1. maddede anlatılan kapasite seçimi için bu not uzman kişiler tarafından dikkate alınır.

Not II: Benim evim 100 m’2 şöyle şöyle, böyle böyle hangi kombiyi almalıyım gibilerinden soru soranlara ağır hakaret ederim, cevap vermem. Onun için bu tip sorular sormayınız. Diğer sorularınıza açığım.

Not III: Ben bu kadar yazıyı okuyamam, bana direkt bir kombi markası ver ben onu alayım diyenlere bloğumdaki diğer yazıları okuyup stres atmalarını öneriyorum. Çok kısa yazılarım da var, sadece video veya fotoğraf  olan gönderilerim de var. Onları okuyun, bilinçlenin.

Not IV: Yoğuşmalı kombi amortisman hesabı yaparken kendi cebimizi hesaba kattık. Ülke ve dünya menfaatlerini hesaba katmadık. Ülke ve dünya menfaatlerini hesaba katarsak elbette daha verimli kombiyi (yoğuşmalıyı) kullanmak gerekir.

Not V (2015 Edit): Hâlâ;

  • Hangi kombiyi almalıyım?
  • En iyi kombi hangisi?
  • Hangi kombi daha iyi?
  • Yoğuşmalı mı klasik kombi mi önerirsiniz?
  • Kombi tavsiyesi yapar mısınız?

gibi sorular alıyorum. Olmaması lazım. Çünkü yazıda her şey açık.

kombi, ısınma, soğunma (güzel kelime) ile alakalı yazılarım için takip ediniz, şimdilik bu kadar