Kategoriler
Hayat & Kültür

Taksim Gezi Parkı vs Reyhanlı

Son günlerde Taksim Gezi Parkı’nda polisle çatışmaya giren grup haberleri boy göstermekte. Özellikle sosyal medyada aşırı derecede yer alan bu haberler canımı sıkmıyor değil. Tek taraftan bakılınca güzel. Gezi parkının yıkılıp AVM yapılmasını ben de istemem. Ama işin derinliğini bilmek, oradaki projeyi iyice analiz etmek gerekli. Ben işin o tarafında değilim. İşin Reyhanlı tarafındayım. Reyhanlıda neye kurban gittiği belli olmayan 52 can var ve bir o kadar da yaralı. Sakat kalanları sayamıyorum bile, çünkü yeterli bilgi yok. Kaba bir hesapla 500 kişinin ocağı söndü veya sönme noktasına geldi diyebiliriz. Sonrasında ise en yakın 20 bin kişi ve 70 milyon etkilendi diyebiliriz. Peki 70 milyon ne yaptı. Gezi parkında yapılan eylemlerin %1 kadar bir aykırı ses duyamadım ben. Bu mevzubahis kitle o zaman Taksim’de meydanlara döküldü mü? Yok. Neden peki? Nedeni açık; ölüm hayatın gerçeği. O topa girmek için bu kitlenin maçası yemez. Bu kitle ossuruktan işler için meydana dökülür. İçki mi yasaklandı meydana dökül, bağır çağır, porno izlemek mi yasaklandı, meydana çık bağır çağır, polisle çatış, gezi parkı mı yıkılıyor, çık yine meydana, milleti galeyana getir, masum sivillere eziyet et. Ama Reyhanlı’da 52 kişi öldü. Sebebi belli değil, faili belli değil, yarın belki sen öleceksin… Ona tepkini göster, yok, olmaz, o iş bizim pörtföyümüzde yok.