Kategoriler
Hayat & Kültür

O topla oynamam

Küçükken haylazlık sonucu burnumu kırmıştım. Tam burnunun direği denilen yer var ya, işte orası. Tam orayı yatay bir korkuluk direğine çarpmıştım. Dünyam kararmıştı ve ardından geçen -geçmeyen- 1 ay. Ondan sonra yavaş yavaş sportif faaliyetlere başladım tabi. Sabahtan akşama kadar maç yapan velet olarak ben, yine yeşil -beton- sahalara dönüyordum. Ama tek şartım vardı.

O top varsa ben yokum amuğa goyyim.

Evet. O top ile -mikasa- oynamak istemezdim. Nedeni ise malum. Taşın esneyen, zıplayan halinin yeni sağılmış burnuma vurma ihtimalini göz önüne alamazdım. Ancak öyle olmazdı, hep oynardım ve illa ki o top bir şekilde suratımın tam ortasına yapışıverirdi. Bırak sakat bir burnu, normal bir suratı bile darmadağın edebilecek kapasiteye sahip mikasa bombası burnumdan kanların boşalmasına sebep olurdu. Bu da böyle bir anımdır.