İncir çekirdeğini doldurmayacak yazılar

İlk faturam geldi

Evet daha önce puant elektrik tarifesine geçtiğimi şu yazımda bahsetmiştim. Aradan neredeyse 2 ay geçti ve ilk faturam geldi: 367 TL

Hemen korkuya kapılmayalım sevgili dostlar 367 TL fatura yaklaşık 4 aylık bir fatura ve büyük bir kısmında hunharca 1,8 kW elektrik sobası yakılmıştır. Yan odada da tek göz 0,7 kW elektrik sobası yakılmıştır. Manyak mısın kardeşim elektrik ile ısınma olur mu demeyin olur? Katalitik soba, elektrikli kombi, piknik tüpü üzeri radyant ısıtıcı, su torbası, havadan suya ısı pompası, klima, elektrikli kombi, kat kaloriferi, bildiğin soba gibi seçenekler arasında git gel yaşadıktan sonra klasik UFO!‘yu seçtim. Bazen basit düşünmek iyidir.

alternatif_isinmaHer neyse elektrik faturam aşağıdaki gibidir. Toplam fatura 367 TL. Toplam tüketimim 896 kWh, zamanlara bölünmemiş hali ile. Bölünmüş halleri ve hesaplamaları ise Excel ile yaptım aşağıda.

epsas_fatura

fatura_elekYukarıdaki birim fiyatlara her şey dahildir ve 2016 Ocak tarifesidir. Birim fiyat, dağıtım bedeli, TRT payı, falan feşmekan. 

Hesaba göre 6 TL kârım var. İyi ki puant kullanmışım. 6 TL küçük bir rakam olarak görülebilir. Ancak bunda puant zamanda (17-22) saatlerce elektrik sobası yaktığımı da eklemek isterim. Bu süreç içinde acımasızca o sobayı yaktım, bunu kabul ediyorum ve ilk 2 ay neredeyse zamanlamaya hiç dikkat etmedik. Bilinçli şekilde kullanmış ve elektrik sobasını yakma zorunluluğum olmasa idi yaklaşık 30 TL civarında bir meblağın tasarruf edilmesi işten bile değildi. Buna inanıyor ve güveniyorum.

Puant (üç zamanlı) elektrik tarifesi

elektrik_puant

İki gün önce yeni, sıfır elektrik aboneliğimi yaptırmak için bölgedeki elektrik kurumuna gittim. Sohbet muhabbet derken en son abonelik için doldurulan bir kağıt elime iliştiriliverdi ve doldurmaya başladım. Kimlik ve adres bilgilerini yazıp görevliye uzattım. Tam bu arada “Benim saatim 3 zamanlı (T1, T2, T3) özelliğe sahip, yeni bir elektrik saati, faturalandırılmam 3 zamanlı olacak değil mi? diye sordum. “Hayır!” cevabını alınca şaşırdım biraz. Nedenini sorduğumda “İsterseniz seçebilirsiniz” dedi yan masada oturan diğer görevli genç elektrik teknisyeni arkadaş. Kağıtta gerçekten de Tek Zamanlı ve Üç Zamanlı (Puant) seçeneğinin olduğunu gördüm. Biraz muhabbet ettikten sonra kimsenin üç zamanlıyı seçmediğini ve üç zamanlıya yönlendirilmediğini anladım. İşletmedeki kişiler de tek zamanlı tarifeler kullanıyorlardı. Aradaki fiyat farkını sorduğumda net bir cevap da alamadım açıkçası. En son oturduğum 2-3 evde ben de hep tek zamanlı tarifeler kullandığımdan son tarife fiyatlarından benim de haberim yoktu. Hemen internetten bir araştırma yaptım ve puant zamanda bariz bir fark olduğunu diğer zamanlarda ise indirimli olduğunu gördüm ve puantı yani üç zamanlıyı seçtim.

Aşağıda tek ve üç zamanlı arasındaki fiyat farkı görülüyor.  01.07.2015 tarihi için geçerlidir. Tablo gazelektrik.com adlı internet sitesinden alınmıştır.

puant_tek_zaman

puant_zamanlari

Modüler priz

Modüler priz desek tam anlamıyla cuk oturur sanırım. Evet modüler priz, nam-ı diğer “casitoo”. Hepimiz karşılaşmışızdır. Üçlü priz vardır her evde, bir şarj cihazı daha takmak istersiniz ama yer yok. Üçlü prizin üç hanesi de dolu. Tüh, en yakın priz mutfakta ancak oraya takılsa bu sefer telefona uzak kalınacak. Olmaz! Ne olacak peki, biri televizyona takılı, diğeri oyun konsoluna, diğer hane ise modeme takılı. Hangisini çıkartacaksın? Ne mümkün, hiç birisi çıkmaz. Evde başka üçlü priz yok. Odada başka boş duvar prizi de yok. İçinden çıkılamaz, kaotik bir durum. Ne yapılmalı sorusuna casitoo çözüm bulmuş. Lego gibi ekliyorsun yanına bir priz daha veya USB şarj cihaz modülü ya da kablosuz modül. İstediğin kadar (kablonun belirli bir kapasitesi mutlaka vardır) modül takabilirsin. İster ikili, ister üçlü, cibili cibili, şak şak şak.

casitoo priz

Termosifondan Volvo V40 Cross Country Çıktı

termosifon

Basit şeyleri karmaşık sistemler gibi incelemek, araştırmak ve anlatmak acayip hoşuma gidiyor. Saatlerce çok basit bir konu üzerinde de olsa konuşmak (goygoy yapmak değil) zevk veriyor. Ancak bilgi dolu olmalı, dinleyene bir şeyler katabilmeli. Bilinmeyenin veya farkında olunmayanın söylenmesi, farkına vardırılması. Bu sebepten bu yazıyı ele aldım. Bir kaç nedenim daha var aslında. Örnek vermek gerekirse, evimdeki termosifonun soğuk su giriş bağlantısını kestiğim zaman içinde 65 litre su olmasına rağmen sıcak su kısmından hiç su gelmemesi gibi. İçinde o kadar su var aslında aksın ya, spiral borudan aşağı. Neden akmıyor? O kadar litre su ne yapıyor tankın içerisinde. Yok illa orada duracak. Bunun nedeni ise yukarıdaki ve aşağıdaki görselleri biraz inceleyince ortaya çıkıyor. Evet efendim soğuk su girişi cihazın altından olmasına rağmen sıcak su çıkışı cihazın üst kısmından olmakta. Her ne kadar biz termosifon ‘kardeşi’ karşımıza alıp baktığımız zaman her iki borunun (kırmızı ve mavi) cihazın altından çıktığına şahit olsak ta, sıcak borusu aslında iç kısımdan tepeye doğru uzanmakta. İlk fotoğraf Arçelik markalı bir termosifon. Kullanma kılavuzundan aldım görseli. Aşağıdaki görsel ise MEGEP‘in kitabından aldım.

sofbendegil

Evet, o zaman açıkça söyleyebiliriz ki sıcak su kısmından akan su aslında soğuk suyun basıncı marifeti ile akmakta. Eğer evimizin soğuk su giriş vanasını kapatırsak termosifonun içinde su olsa dahi musluklardan su alamayız. Bu da demektir ki sular kesildiği zaman, bizim termosifon 80 litre, 65 litre onun içindeki su ile yıkanırız diye düşünmeyin. Yıkanamazsınız! Soğuk su girişinde basınç olacak ki sıcak su borusuna basınçlı su gitsin.

Ülkemizdeki termosifonlar yukarıda görünen tiplerde ve şekillerde. Yurt dışında, daha doğrusu enerjiyi verimli kullanan ülkelerde elektrikli termosifon pek yaygın değil. Nedeni ise basit; termosifonların elektrik enerjisini biraz hoyratça kullanmaları. Nitekim 65 litre bir cihaz içinde 1,8 kW gücünde elektrikli rezistans var. Oysa güneş enerjisine akuple bir sistemde veya ısı pompalı bir sistemde çok daha az elektrik enerjisi ile iş görmek mümkün. Kullanılan termosifonlar ise bizimkilerden biraz farklı. Cihazlar genelde daha büyük kapasiteli, ki bu banyo yapma alışkanlığı ile doğru orantılı olduğunu düşünüyorum. Cihazlar büyük olduğundan duvar yerine yere oturtmalı. Giriş çıkış (sıcak-soğuk) boruları ise haliyle cihazın üzerinden çıkıyor. Aşağıdaki görselde 3 adet çizim görünmekte. Çizimlerde soğuk suyun aşağıdan girdiği ve ısınan suyun tabiatıyla yukarı yükseldiği görülmekte. Isınan su en tepede bulunmakta ve musluk açıldığı zaman tank içerisinde soğuk suyun oluşturmuş olduğu basınç sebebi (normal şartlarda 2-3 bar) ile sıcak su dışarı çıkmakta. Ancak 3 çizimde de görüleceği üzere ısıtıcı rezistans 1 değil 2 adet. Biri yukarıda diğeri ise aşağıda yer almakta. Üstte bulunan (upper heating element) rezistans suyu istenen sıcaklığa getirmek için gerekli olan ana ısıtıcı görevi üstlenmekte. Suyun daha soğuk ve ilk giriş kısımında yer alan nispeten daha küçük rezistans ise (lower heating element) zamanla termostat ayarından düşen suyu ısıtmak ve az kullanım olmasında devreye giren ısıtıcıdır. Böylece küçük ısıtmalarda büyük rezistans değil de küçük rezistans devreye girmektedir. Böylece direkt soğuk su ile kısa zamanda ve küçük rezistans işlem yapmaktadır.
thermosiphon-electric

Peki termosifon kullanımında nelere dikkat etmeliyiz. Daha verimli nasıl kullanabiliriz. Paramızı çöpe atmamak açısından. Ayrıca her şey para değil elbet. Yeterince ve hatta çok fazla paramız olsa dahi gereğinden fazla kullanılan enerji başkasının hakkı olduğu gerçeği yadsınamaz. Bizim hoyratça harcamış olduğumuz fazla miktar başkasının kullanması gereken miktar.

  1. Özellikle “miks” diye tabir edilen aç-kapa bataryalarda genellikle ortada açma gibi bir durum söz konusu. Üstelik bir çoğunun alt bağlantıları nasıl yapıldığı bilinmediğinden veya montajının da dezavantajı ile sıcak-soğuk kısmının ayırt edilememesi sebebi ile soğuk yerine sıcak tarafından açılması mümkün. Sıcak tarafından bataryayı açtığımız için anında termosifondan sıcak çıkmakta ve yerine soğuk su girmektedir. Normal bir miks bataryanın dakikada 12 litre su akıttığını baz alırsak en az 30 saniye sonra sıcak geldiğini fark eder ve soğuğa çevirirsek arada 5 litre su termosifondan çıktı 5 litre su ise girdi demektir. 5 litre suyu ısıtmak için 0,0486 kwh elektrik enerjisi gerekmektedir. Günde 10 kez bu hata yapılsa haftada 2 TL’ye yakın boşu boşuna su harcamış oluruz ki bu ayda 8 TL yılda ise 96 TL yapar. Hiç gereksiz yere sadece yanlış batarya açmaktan kaynaklı yılda en az 96 TL gitmekte. Bunun için miks batarya yerine çift kollu, termostatik bataryalar kullanmak daha mantıklı.
  2. Küveti su ile doldurmak yerine kısa duş almak. 5 dakika duşta kalmak ile 10 dakika banyo yapmanın arasında iki kat fark var. 5 dakikada yaklaşık 50 litre su harcanırsa 10 dakikada 100 litre su harcanmaktadır. Aradaki fark ise haftalık 3 TL civarında yıllık ise 156 TL yapmakta. Gerek yok!
  3. Termosifonu uygun yere montaj etmek. En çok sıcak su kullanılan banyo ve mutfaktan uzak bir yere (mesala balkon) montaj edilen cihaz ekstra su harcamakta. Nitekim aradaki boru boyunca suyun önce akması gerekiyor. Aynı şekilde kapatılan musluğun ardından boru içindeki sıcak su kalmakta. Termosifon bu dediğim yerden boru uzaklığı 20 metre olsa, kullanılan borunun ise 1/2″ olduğuna göre arada 6,3 litre su kaybolmakta. Birinci maddedeki hesaba benzer bir hesapla yılda en az 100 TL gibi bir kayıp söz konusu.

Daha fazla uzatmak istemiyorum çünkü 10 maddeyi geçecek gibi. Sadece 3 maddeden her zaman karşılaştığımız hepimizin yaptığı basit hatalar neticesinde yılda 356 TL tasarruf etmek mümkün. Bunu bizim apartmanda düşünürsem 36 daire var. 36×356= 12.816 TL yapıyor. Neredeyse 13 Bin TL. Bu para ile kapıcının parası çıkmış oluyor. Hemde suya sabuna dokunmadan. Biraz kinayeli oldu, hiç bir şey yapmadan. Sadece yapmamamız gerektiği halde yaptığımız hamlelere dikkat ederek bu kadar tasarruf. İşi biraz daha ajite edeyim. Sitede 9 blok var. 9 x 12.816= 115.344 TL Evet inanması güç ve şaka gibi geliyor insana. Sadece oturduğum sitede 115 Bin TL gibi bir müsriflik var. Şu aşağıdaki arabanın orta sınıf donanımlısını almak işten bile değil.

crosscountry

Not: Rakamlara kendim bile inanamayıp 2 kez kontrol ettim. Tüm siteye bunları anlatsam acaba bana Volvo V40 CC alırlar mı?

Not II: Yazının başlığını yazı bittikten sonra Termosifon nasıl çalışır? Suyu nasıl verir? dan Termosifondan Volvo V40 Cross Country Çıktı olarak değiştirdim.

Tesla – Powerwall ve nihayet

Elon Musk 30 Nisan 2015 tarihinde yeni buluşlarını duyuracağını açıklamıştı. Beklentiler üst düzeyde idi. Yeni ürünün araba ile ilgili olmayacağını beyan ediyordu Musk. 30 Mart’tan itibaren bir çok tahmin yürütüldü. Motorsiklet, uçak, akıllı baston, bedava elektrik, akıllı telefon, akıllı saat gibi uzayıp giden tahminler yürütüldü. Ancak en çok tahmin edilen beklenen üzeri ev tipi batarya sistemi olmuştu. Nitekim şirket içinden sızan bilgilere göre de bu tahminin gerçekleşebilirlik payını artırıyordu. En sonunda o gün geldi çattı Tesla Motors internet sitesinden ürün duyuruldu. Beklenen üzere Tesla ev tipi batarya sistemi olan Powerwall’ı duyurdu. 7 kWh ve 10 kWh kapasitesi olan cihazlar duvara monte edilebiliyor. Bunun yanında yüksek kapasitelere ulaşabilmek için iki-üç cihaz birbirine seri bağlanabiliyor. Ancak cihazların duvara monte edilebildiği sizi yanıltmasın. Cihaz tam 100 kg. 2 kW devamlı güç üretebilen sistem normal bir evin ihtiyacını karşılayabilecek düzeyde. Normal evden kastım, ısıtma soğutma, buzdolabı, çamaşır makinesi ve ütünün aynı anda çalıştığı sistem olarak algılanmasın. Aydınlatma, TV, laptop ve belki aynı anda bir buzdolabı sadece. Bu şekilde Poerwall’ın hizmet süresi yaklaşık 7-8 saat gibi.

powerwall_ozellik

Enerji depolaması için daha çok güneş enerjisine vurgu yapılmakta her tarafta. Gündüz güneşten enerjini depola gece kullan. Ancak başka yöntemlerde doğal olarak mümkün. Rüzgardan, hidro kaynaktan veya mikro-kojenarasyondan. Enerji giriş kaynaklarını artırmak mümkün. Hatta enerjinin ucuz olduğu T3 zamanında şarj edilip, nispeten pahalı olan T1 ve T2 zamanında kullanılabilir. Sadece bu yöntem ile bile müthiş tasarruf yapmak olası.

powerwallduvar

“Güç Duvarı” nın enerji oyununu değiştireceği kesin. Kapasitenin yeni fabrika gigafactory ile birlikte artırılacağı ve teknolojisinin sürekli geliştirileceğini kestirmek de zor olmasa gerek. Yakın zamanda televizyon, bilgisayar, modem gibi her evde powerwall bulunursa şaşırmamak gerek.

Güneş enerjisi bedava mı?

kaynak: Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğükaynak: Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü

Ülkemiz güneş zengini bir ülke diyebiliriz. Ancak kullanım oranına bakıldığında aynı zenginliği ne yazık ki göremiyoruz. “Dere akar, Türk bakar” diye meşhur bir söz var ya işte o misal. “Güneş vurur, Türk durur” Bu sözü de ben söyleyeyim bari. Ülkemiz güneş kaynaklı elektrik üretimine son derece müsait olmasına rağmen şu an ki durum hüsran. 2014 yılı itibari ile kurulu gücümüz 40 MW. Güneş ışınım gücü bizden %60 daha az olan Almanya’nın kurulu gücü ise 38.359 MW. Aradaki fark ise şaka gibi. Küsuratının küsuratı kadar bile yokuz. Adamların onlar hanesi 59 MW bizim tüm gücümüz 40 MW. Üstelik bize gelen güneşin %40’ı oraya vuruyor. Doğru orantı ile bizim güneşten kaynaklı kurulu gücümüzün 95.897 MW olması gerekiyor. Ancak bu rakamı 3023’te bile göreceğimiz şüpheli. O tarihe kadar zaten bu yazıyı okuyan hiç kimse yaşamayacak.  Almanya’nın güneş haritası hemen altta. İki görselden de hemen anlaşılacağı üzere Almanya’nın güneş için en verimli kesimleri olan güney kısımlarında yıllık ışınım oranı 1350 kWh/m² iken Türkiye’nin en verimsiz uç bölgelerinde bile 1400 kWh/m² ile daha fazladır. Ancak ne hikmetse güneşten elde ettikleri elektrik miktarı bizim tam 1.000 (yazıyla bin) katımız.

almanya_gunes_haritasikaynak: wikipedia

Avrupa’da güneş konusunda İspanya, İtalya, Yunanistan gibi ülkeler ile birlikte en zengin ülkeler olduğumuz bir gerçek. Ancak karşılaştırmada hepsinden geriyiz. Norveç‘in önündeyiz çok şükür. Çünkü onların hiç güneşi yok. Ancak adamlar inat etmiş bu sefer de güneş panellerinin içinde kullanılan silikon hücrelerini dünyadaki en büyük üreticisi konumuna gelmişler. Aşağıdaki listede biz yokuz ama 40 MW ile 20. sıradan giriş yapmamız lazım listelere. Potansiyel bakımından ilk 3 ancak üretim bakımından 20. sıra. Dokuzuncu sırada yer alan Romanya‘nın yıllık 49 MW üretimden birden 1.000 MW a çıkması ise takip edilmesi gereken bir atraksiyon. Devletin yeşil sertifika programı ve teşvikleri ile birlikte bu patlama yaşanmış. Aynı durum şu an Türkiye için de biraz geçerli. Ancak durum biraz farklı. Romanya’nın yeşil sertifika programı biraz daha teferruatlı. Ürettiğin elektriği satma üzerine kurulu bir sistem, bizdeki gibi. Yenilenebilir kaynaklardan elektriğini üret ve sat. Üstelik kaynakların cinsine göre alacağın GC (green cerfiticate) daha fazla. Yani daha fazla yeşil elektriği daha ucuza millete satabilirsin. Örnek olarak rüzgardan 2 GC kazanıyorsan güneşten 6 GC kazanıyorsun ve daha çok satabiliyorsun. Güzel bir sistem. Ülkemizde de bu mantıkla küçük küçük derelere bir çok HES yapıldı ve halen yapılmakta. Böyle bir puanlama sistemi bildiğim kadarı ile bizde yok. Romanya’da yeni HES’lere 3 GC puanı, son teknoloji ile yenilenmiş HES’lere ise 2 GC puanı veriliyor. Tabi güneş enerjisindeki 6 GC puanına göre nispeten az. Türkiye’de de aynı durum söz konusu olmuş olsa idi yatırımcılar güneş tarafını seçmeleri daha muhtemeldi diye düşünüyorum. Türkiye’nin de yenilenebilir enerji politikaları gözden geçirilmeli ve daha köklü iyileştirmeler yapılmalı.

avrupa_gunes_haritasi kaynak: http://solargis.info/imaps

avrupa_gunes_kurulu_guckaynak: wikipedia

Enerjiyi verimli kullanma (kullan)

Güven Sak hafta başı enerjiyi neden daha verimli kullanmalıyız hakkında Dünya Gazetesi’nde ve Tepav‘da muhteşem bir yazı yazdı. Yeni yeni enerji kaynakları aramaktan çok elimizdeki enerjiyi daha verimli kullanmanın aslında en önemli enerji kaynağı vurgusu ise takdire şayan. Verdiği verilerde 2002-2012 yılları arasında enerji faturamızı sadece %7 azaltabilmişiz. İrlanda %26 ile başı çekmekte. Daha açık anlatacak olursak 2002 yılında bir işi 100 birim enerji ile yapan İrlanda şu an 74 birim ile işi kotarabiliyor. Ancak Türkiye 2002 yılında bir işi 100 birim enerji ile yaparken şu anda 93 birim enerji ile yapabilmekte. %7 gibi bir verimlilik söz konusu. Oysa İrlanda %23 oranında verimliliğine ulaşmış. Yani enerji ihtiyacının %23’ünü, hidroelektrik santrallerinden, nükleerden, rüzgardan, güneşten, biyo yakıttan vesaireden karşılamamış enerji verimliliğinden kazanmış. Yani kazan-kazan yapmış. Elindekini değerlendirmiş.

Peki Türkiye’de durum ne? Durum hiç iç açıcı değil. Dünyada enerjiyi en verimli kullanan ülke Almanya. 2014 sıralaması şu şekilde: Almanya, İtalya, AB Devletleri, Çin, Fransa, Japonya, Birleşik Krallık, İspanya, Kanada, Avusturya, Hindistan, Güney Kore, ABD, Rusya, Brezilya ve Meksika. Görmüş olduğunuz üzere Türkiye listede yok. Değerlendirmede bile yok. Sanki enerji kaynaklarımız çokmuş, topraklarımızda petrol, uranyum, zengin kömür madenleri çıkıyormuşçasına enerjide bu kadar savurganız.

Aşağıdaki görselden de anlaşılacağı üzere ABD neden 13. sırada olduklarını ve lider olmak için neler yapmaları gerektiğini tartışa dursun biz hâlâ enerjiyi/paramızı sokağa savuralım.

iscorecard-graphic-full

Elektrik tesisatından LAN kullanımı

powerline-500eTchibo‘da gezinirken acayip bir şey buldum. Evinizdeki cihazları LAN kablosu veya kablosuz ağ kurmadan birbirine bağlayan bir adaptör. Bu adaptör daire içi elektrik tesisatını kullanıyor. Evet yanlış duymadınız daire içi tesisatı kullanıyor. Evdeki prizleri kullanarak yerel ağ bağlantısı oluşturmak mümkün. Ana adaptörü bir yere diğer adaptörü ise nereye kurmak istiyorsanız o odanın prizine takmanız yeterli. Hepsi bu kadar. Ama fiyatı biraz pahalı.