İncir çekirdeğini doldurmayacak yazılar


           

Alaturka mı Alafranga mı: Klozet, helataşı kapışması

Boktan konulara fazla giriyorum farkındayım ama bir şey beni o tarafa doğru çekiyor. Daha önce Roma döneminde umumi tuvaletler: Latrina yazım olsun, inovatif klozet haberim Aradığım galiba buydu yazım olsun, tuvaletteki sesleri bastırmak için gerekli aplikasyonu tanıttığım Tuvaletteki su sesi yazım ve son olarak ta alaturka tuvaletler için taharet sistemli Metin Uca’nın tweti Alaturka için taharet. Ne de çok tuvalet için yazı yazmışım ben bile hayret ettim şimdi. Evet tuvalet yazılarımıza bir yenisini daha ekleyeyim o zaman. Bu yazıyı yazmayı kendime bir borç addediyorum. Çünkü artık herkes evlerine alaturka yerine klozet koydurmakta. Neredeyse kamuya açık tüm binalarda ise klozet dediğimiz alafranga tuvaletler mevcut. Eski tip, oturmalı tuvalet dediğimiz alaturka tuvaletlerin sayısı ise çok az. Öncelikle aşağıda her iki tipin fotoğrafını bir daha görelim. Soldaki alçak olan alaturka, sağdaki yüksek olan ise alafranga tuvalet. Fotoğraftan yapabildiğim çıkarım neticesinde Türkiye dışında bir yer olduğu anlaşılıyor. Nitekim klozette taharet tertibatı yok, sağda duvara asılan duş ahizesi ile taharetlenmek mümkün. Aynısından bir de alaturka hela taşı için yerleştirmişler. İsteyen istediğine gitsin.

alafranga-alaturka

Peki bu iki tuvaletin espirisi nedir? Neden öncelerden daha çok alaturka varken son zamanlarda hep alafranga sistemine dönüş oldu? Bu sorunun cevabı oldukça muğlak. Herkes tarafından biline bir gerçek var ki; alaturka (çömelmeli tip) tuvaletler tarih sahnesinde daha yaygındı. Sandalye oturuş tipi (90 derece) pozisyona sahip olan klozetler daha çok kraliyet ailesine mensup kişiler veya hastalığı olanlar arasında yaygındı. Peki özellikle son yüzyılda alafranga tuvalet neden yaygınlaştı? Her şeyden önce bu konuda bazı ön yargılarım var. Alaturka tuvalet ortadoğu, asya bölgesine ait bir meta. Alafranga ise daha çok batıda keşfedilen ve üzerine iyileştirmelerin yapıldığı bir icat. Özellikle İngiliz Thomas Crapper tarafından icat edilen bir sürü yeni özellik sayesinde bu tuvaletlerin adı Thomas Crapper tuvaleti veya İngiliz tuvaleti olarak anılmaya başlanmıştır. İngilizler de her şeylerine körü körüne sahip çıktıklarından bu tuvalete de sahip çıkmışlar ve tüm dünyada yayılmasını desteklemişlerdir diye düşünüyorum. Dünya vatandaşı da kendilerini kral gibi, kraliçe gibi hissedebilmek için pozisyonunu bile ona benzetti. Ayrıca inovasyon, eskiden kurtulma yeniye kavuşma hasreti, kendini beğenme nedenlerini de sayabiliriz.

tuvalet-tarihi
Çünkü ötesinde alafranga tuvaleti savunulacak bir yanı yok. Nitekim alafranga tuvalet kullanmanın apandisit, kabızlık, basur, kalın bağırsak kanseri, abdestini tutamama, kolit, Krohn hastalığı, divertikülit, Hiyatüs Hernisi, prostat, düşük, iktidarsızlık, kalp krizi gibi hastalıkları tetikleyebileceği düşünülmektedir. Bu konuda bir çok bilim adamının sayısız makalesi yer almaktadır. Buna rağmen hızla alafrangaya geçiş yaşanmaktadır. En son 2012 yılında Tayland Sağlık Bakanlığı alafranga tuvaletlere geçiş yapılacağını duyurdu. Karala birlikte tüm kamu binalarında alaturka helataşları yerine alafranga klozetlere geçileceği duyuruldu.

oturmali-comelmeli
Peki alafranga tuvaletin hiç bir artısı yok mu? Elbetteki olaylara sadece kültürel ve siyasi pencereden bakacak değilim. Bunun bir de sosyal ve teknik boyutu da vardır. Nitekim teknik olarak incelemek gerekirse alafranga tuvaletin montajı için zeminde alçak döşeme yapmaya gerek yoktur. Çünkü altta ES denilen parça montaj edilmez, ES parçası klozetin kendi yapısında zaten mevcuttur ve bu sayede kanalizasyon hattındaki koku oda içerisine basmaz. Ayrıca her ne kadar alafranga WC’nin tamir edilebilecek parçaları daha fazla olsa da tamiri alaturkaya göre mümkündür. Alaturka tuvaletlerin tamiri mümkün değildir. Kırıldığı zaman (başka arızası da genellikle olmaz) inşai bir operasyon gereklidir. Zahmetli ve masraflı bir iştir. İşin bence sosyal boyutu daha fazla önem arz ediyor. Klozetin en büyük özelliği mahremiyete biraz daha yatkın olması. Nitekim hacet giderirken birisi tarafından görünmeniz halinde bir problem teşkil etmez. Çünkü neredeyse mahrem çıplak hiç bir yeriniz görülmez. Özellikle batı dünyasında evlerin küçük, odaların dar ve az olduğu hesaba katılırsa bu seçenek çok mantıklı geliyor bana. Ekstra bir tuvalete gerek kalmadan banyonun bir köşesine bir klozet ve herkes hacetini orada gidermesi kolay ve kullanışlı olur. Diğer bir yön ise temizlik. Nitekim alaturka tuvaletler, alafrangalara göre daha zor temizlenir ve daha zor temiz saklanır. Bu sebepten ötürü bir çok noktada temizlikten şikayet edebiliriz. AVM’lerde ve daha bir çok kamuya açık alanda alafrangaların seçilmesinin nedeni bence temizliğinin daha kolay olmasıdır. Zira bilinçsiz bir alaturka kullanımı ile tuvalet pislenirken alafrangada tüm görüntü kapağın altındadır. Kimse göremez.

oturmali
Haliyle evlerdeki alanların küçük olması ve temizliğin zor olması alafrangaların seçilmesindeki en büyük etken olabilir. Kültürel etkenleri de olaya kattığımız zaman popülarite anlaşılabiliyor. Ancak sağlık açısından bakıldığı zaman alaturka tuvaletin kesinlikle tercih edilmesi gerektiği ortaya çıkıyor. Batı tipi tuvalet olarak ta adlandırılan ve daha çok Avrupa/Amerika kıtasında tercih edilen alafranga sevdasından vazgeçilmesi gerektiği kanaatindeyim.

Mesleki hayatımda da yapmış olduğumuz evlerde hiç alaturka koymayıp villasına 3-4 adet klozet koydurtan ev sahiplerini görmem bu konuda bana bu yazıyı yazdırdı. Peki evimizde klozet varsa ne yapabiliriz. Nitekim kiracı olabiliriz veya satın almış olduğumuz evde sadece klozet var. Aslında ben Gebze’de böyle bir iki evde kalmıştım. Kaldığım evde sadece alafranga tuvalet vardı. İlki 1-1 stüdyo tipi bir daire idi ve sadece banyoda bir adet alafranga vardı, diğeri ise 2+1 evdi ancak onda da ayrı bir tuvalet odası yoktu. Onda da durum aynı idi. Genellikle dışarıda, ofiste büyük hacetimi görürdüm. Evde rahat da olsan zor ve sağlıksız oluyordu. Her neyse amacımız çözüm. Bunun için geliştirilen bir klozeti daha önceki Aradığım galiba buydu yazımda anlatmıştım. Ancak bunun için klozeti komple yenilemek gerekir. Bu yazıyı yazarken yurt dışında sıklıkla kullanılan klozet taburesine şahit oldum. Türkiye’de pek yaygın değil ancak WCTurka adında bir üretimi de mevcut. Klozette sıçmak için güzel ve kullanışlı bir yöntem ve oldukça basit. Fiyatı da fazla olmasa gerek.

wcturka

yabanci-oturak

Yurt dışında daha değişik örneklerine rastlamak mümkün. Özellikle sağlığına önem veren aileler değişik tasarımlardaki klozet taburelerine banyolarında yer vermekteler.  Ancak fiyatları da iyi. Kısaca ve maddeler halinde özetlersek;

Alafranga (Klozet, batı tipi, Thomas Crapper vs ) tipi tuvaletin faydaları ve zararları:

  1. Temizliği kolaydır ve kir göstermez,
  2. Mahremiyet kontrollüdür, iş yaparken mahrem yerleriniz gizli kalır,
  3. Tamir imkanı vardır,
  4. Oturarak hacet yapıldığı için dizler, ayaklar ağırmaz, uyuşmaz,
  5. Elbiselerin kirlenme şansı pek yoktur,
  6. Bir çok hastalığa neden olabilir,
  7. Dışkılamak zor olduğundan tuvalette daha fazla vakit harcarsınız. (bu yüzden bizde tuvalette dergi, gazete okuma alışkanlığı yok)
  8. Dışkılamak tam gerçekleşmediği için, sık sık tuvalete gidersiniz.

Alaturka (helataşı, doğu tipi, geleneksel vs ) tipi tuvaletin faydaları ve zararları:

  1. Sağlık açısından elverişlidir,
  2. Tuvalette geçireceğiniz zaman optimumdur,
  3. Tam dışkılama yapıldığı için sık sık tuvalete gitmek gerekmez,
  4. Temizliği zordur ve yapılmazsa kirli gözükür,
  5. Tamiri mümkün değildir veya çok zahmetlidir,
  6. Çömelerek hacet giderildiği için dizler ayaklar uyuşabilir,
  7. Elbiselerin kirlenme, pislenme ihtimali vardır,
  8. Mahremiyete terstir, sıçarken yakalanmamak lazım.

Yazı bayağı bir uzadı ama son olarak Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki ( AK Saray) tuvalet konusuna da değinmeden edemem. 5-10 milyar aralığında tuvaletler varmış. Öyle diyolla. E resisicumhurumuz da açıklama yapmadığından, itibarın tasarrufu olmaz dediğine göre ben de inandım. Ama bu kadar pahalı tuvalet var mıdır diye araştırdım. Varmış. Aşağıdaki klozette kapağını kendi açan, taharet yapan, popoyu kurutan, ayaklara sıcak hava üfleyen, oturma yerleri her daim sıcak olan, işi bitirdikten sonra parfüm fıslatan ve hatta müzik çalan 10 bin TL lik Kohler marka tuvaleti görebilirsiniz. Sitesini ziyaret etmenizi kesinlikle öneririm.

tayyip-tuvalet

Evet kabul etmeliyim ki çok boktan bir yazı oldu ama bilgilendirici de bir taraftan. Sözün özü: ÇÖMELEREK SIÇIN

Sosyal ağlar

Aslında o kadar da fazla sosyal ağ yok. Aşağıdaki grafikte de belirtilmiş. Resmin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.

social_networks

*Ello: Fazla mı sade?

ello

Birkaç gün önce ELLO davetiyem onaylandı ve siteye giriş yaptım. Facebook’un yerine aday olan ve gizlilik politikası ile dikkate değer popülarite kazanan siteyi azcık inceledim. Ne yalan söyleyeyim pek bir şey anlamadım. Sade olmasına sade (less is more) tamam da pek bir şey yok. Biraz da karmaşık gibi. Sadelik mantalitesinden kaynaklı kullanılabilirlik biraz yavan olmuş. Bakalım takip edeceğiz. İslami Facebook Salamworld ise hala beklemede. Ne işinize yarar bilemem ama davetiye isteyen yorum kısmına mail adresini yazabilir. Unutmayın yorumları ilk ben onaylıyorum, ifşa etmem.

IMAX’te Interstellar keyfi

yildizlararasi-interstellar

15 gün önce İstanbul’da idim. Madem İstanbul’a gelmişim ve “sinemada izlenecek” olarak işaretlediğim film Interstellar var o zaman IMAX‘te izleyeyim dedim. Nitekim ilk kez IMAX’te film izleyecektim. Hem Nolan’in bir filmi hem de IMAX için heyecenlı bir şekilde Akasya Acıbadem AVM’nin yolunu tuttum. Film ve IMAX bende beklediğim etkiyi yaratmadı desem yeridir. Ancak kesinlikle sinemada izlenmesi gereken bir film. Bir başyapıt değil belki ancak güzel vakit geçirten bir film. Eğer tekrar izlesem IMAX’te izler miyim? Hayır, normal bir sinema salonunda da aynı keyfi alabileceğimi düşünüyorum. IMAX’in iki bilet 47 TL’den hariç bir espirisini de görmedim.

Şiddet oyunları

siddet_oyunlari

Önceden, yeterince boş vakit bulabildiğim zamanlar, yani öğrencilik yıllarımda bilgisayar oyunları oynamaya hevesli idim. Hâlâ daha hevesliyim ancak vakit bulamadığımdan yaklaşık 6-7 senedir zaman bulamadığımdan herhangi bir oyun oynayamıyorum. Half-Life, Hitman, Commandos, Counter Strike tseverek oynadığım oyunlardı. Anlaşıldığı gibi 10 sene öncesinin oyunları. Bu oyunların hepsinde ana tema öldürmek üzerine idi ve ben bu oyunları oynadıktan sonra askere gittim. Silahın, kısa ve uzun namlulu ne olduğunu orada gördüm. Özellikle Call-of-Duty’de silahların sesisin kulaklarda bıraktığı vızıltıya askerde tekrar şahit oldum. Gerçek manada. Bu arada askerliğimi doğu bölgelerinde, çatışmaların içinde geçirdiğimi de yok. Çankırı’da bir birlikte geri hizmet olarak yaptım. Topu topu 50 fişek ya attım ya atmadım. Hepi topu bu.

Her neyse ana konum aslında oyun, askerlik falan değil. Oyunlardaki insanları öldürme sahneleri. Bu oyunların neredeyse hepsinde FPS dediğimiz yanı ana karakterin gözünden dünyayı görebildiğiniz sitemler. Sadece  gez (göz-gez-arpacık) görünmekte ve onunla beraber hedefe ateş açılmakta. Çoğu hedef uzak sayılabilecek mesafelerden fişek ile vurulmakta. Bazen ilkel yöntemler kullanılarak bıçak veya başka aletler de kullanılabiliyor öldürmek için. Ancak benim değinmek istediğim konjonktürün de etkisiyle infaz sahnelerinde bir değişik olabileceği. Mafia adlı oyunda bazı infaz sahneleri vardı ancak bu sahneler gündeme ayak uydurursa felaket olur. Daha kanlı ve vahşet saçan infaz sahneleri gencecik beyinlerin dimağında kalabilir.

Hakiki yaşlandırma tekniği

Flash TV’deki Yalçın Abimizin yaşlandırma tekniğine ciddi bir rakip çıkmış. Washington Üniversitesi’ndeki bilim adamları geliştirdikleri bir yazılım ile bir çocuğun 3 yaşındaki fotoğrafını sisteme girmekle beraber 80 yaşına kadar ki görüntüsünü verebiliyor. Bunu yaparken internet üzerindeki tüm fotoğrafları tarayan sistem, benzer yüz hatlarına sahip bireylerin yüzlerindeki gelişmeleri baz alarak denek fotoğraf üzerine uyguluyor.

yaslandirma_teknigi_flash
Alttaki fotoğrafta girdi olarak bireyin sadece 3 yaşındaki hali girilmiştir. Diğer fotoğraflardan soldaki bilgisayar yapımı sağdaki ise gerçek fotoğraftır. Tüm yaşlar dikkatle incelendiğinde programın ne derece başarılı olduğu görülüyor. Ama Yalçın Abi’nin tekniğini de yabana atmamak gerekir. Nitekim başarılı olmuş bir teknik.

yaslandirma

Dikili çam ağacım

Yaklaşık 1 ay önce dikili bir ağacım olsun münasebeti ile bir sarıçam diktim. İşte ağacımın ilk görüntüleri. Şu an ki halini merak ediyorum doğrusu. Bir aydan fazla bir zaman geçti, dikim üzerinden. Ağaç kurudu mu, büyüdü mü, bir hayvan mı yedi? Ne olduğu muamma ve bilinmezlik içinde. Yakın zamanda da dikili ağacımı ziyaret edemeyeceğim gözüküyor. Hadi hayırlısı…

dikili_agac

Trabzonspor Karkhiv maçını Lyviv’de oynayacak

Trabzonspor UEFA Avrupa Ligi’nde oynayacağı FC Metalist Karkhiv maçını 18 Eylül 2014 tarihinde TSİ 22.05’de Ukrayna’nın Lviv kentinde bulunan Arena Stadı’nda oynanacak. Tarihi dokusu ile ünlü Ukrayna’nın bu en batısı gerçekten görülmeye değer. İmkan olacak takım ile birlikte gidip ziyaret edeceksin. Hem de tarihi dokuyu keşfedeceksin. Ama imkansızlık!

Sayfalar:12345678910...38