İncir çekirdeğini doldurmayacak yazılar


           

Alyan anahtar nedir? Neden alyan?

Az önce ekipten birine alyan anahtarı al gel dedim. Kaç alyan getireyim diye karşılık verdi. Ben de sökeceğimiz vidayı görmediğim için 5 veya 6 alyan dedim ve olay kapandı. Ondan sonra aklımı sisli bir düşünce kaplayıverdi. Alyan ne? Neden alyan? Cihazların, eşyaların, el aletlerinin, meyvelerin kısaca maddelerin isimlerine biraz takıntılıyım. Örneğin neden masa diye düşünürüm. Veya neden kalem? Bunu bir dil bilimciden dinlemem lazım her halde.

Döneyim Allen Anahtara. Yoksa Alyan mı? Evet doğrusu Allen Anahtar. Konuşma dilinde zamanla kayarak Alyan Anahtar formunu almış. Aslında Allen de bir jenerik isim. Eski ismi W.G. Allen olan şimdiki ismi Apex Tool Group olan Amerika menşeli firmanın altıgen anahtarlara verdiği marka imiş. Allen adı ile üretilen altıgen anahtarlar zamanla bu markanın adı ile anılır olmuş. Kısacası Allen bir jenerik isim olmuş. Dünyada üretilen bu anahtarların adı da Allen Keys (Türkiye’de Alyan Anahtar) olarak kalmış.

allen

10 bin saat kuralı

Bir işte veya sanatta uzman olabilmek için 10.000 saat kuralı ne kadar doğrudur acaba? Uzmanlara göre (10 bin saat emek veren uzmanlar) bir işte veya sanatta uzman pozisyonuna gelebilmek için tam 10 bin saat mesai harcamak gerekiyor. Bunu günümüz şartlarında günde 8 saat çalışma ile hesap edecek olursak ortalama 5 yılda aynı konu üzerinde çalışırsanız uzman olabiliyorsunuz. Ne kadar doğru acaba? Bir işte uzman olabilmek için 10 bin saat çalışmak yeterli mi? Kaç saat çalışarak uzman olabiliriz? Aşağıdaki infografikten de görülebileceği üzere başarılı olmuş kişilere bu kural uygulanırsa tutuyor. Örnek Bill Gates. 1969’dan 1975’e kadar bilgisayar programlama üzerinde tam 10.000 saat mesai harcamış ve uzman olmuş.

10-Bin-Saat-Kurali

Tsipras neden kravat takmıyor?

tsipras-kravat
Tsipras’ı (Çipras) inceleyim dedim biraz bu gün. Nitekim şahsen ismini daha yeni duydum. Dış politika ile ilgili olan özellikle de Yunanistan ile ilgili kimseler daha önceden kendisinden haberdar olabilir ancak ben yeni oldum. Bu gün biraz inceleyim dedim ve ilk olarak google görsellerden arattım. İlk önce bir şey dikkatimi çekti. Hiç bir fotoğrafta kravat takmıyordu. Aşağılara kadar indim, taradım, taradım bulamadım. Evet hiç bir kravatlı fotoğrafı yoktu. Araştırmalarım üzerine kravattan nefret ettiğini öğrendim. Bakalım bundan sonra ne olacak?

Gündeme dair The Intouchables

intouchables

Charlie Hebdo ve Fransa ile alakalı gündemde izlediğim bir film aklıma geldi: The Intouchables. En son izlediğim film Mucize ile gerçek bir hikaye oluşuyla alakalı, Fransa’da geçmesi ve göçmen bir Afrikalı’nın baş rollerde olması sebebi ile Charlie Hebdo olayı ile bağlantı kurduğum film izlemeye değer. Türkçe’ye Can Dostum adı ile çevrilmiş olan film in başrollerinde Omar Sy ve François Cluzet var.

Mahsun’dan Mucize

erdemyener-mucize
Geçen hafta Mucize Filmi’ne gittim. Bu Mahsun Kırmızıgül’ün izlediğim ilk filmi idi. Herhalde önceki filmlerine ön yargı nedeni ile gitmediğimi inkar etmemeliyim. ancak şunu da itiraf etmeliyim ki; bu filme ön yargısız gittim ve izledim. Film sonunda ise gayet memnun bir şekilde salondan ayrıldığımı söyleyebilirim. Buradan sonraki kısım spoiler içerebilir; Filmin ilk sahnelerinde köye 3 saatlik uzaklıkta bir yerde otobüsün bırakması garibime gitmişti. Öğretmen 3-4 saatlik yaya yolculuğun ardından köye ulaşmıştı. Köy dünyalık hayattan uzak, araba yolu ve elektriğin olmadığı tamamen izole bir dünya idi ve bu benim oldukça garibime gitmişti. Bu nasıl olabilirdi? Filmin şehvetine kendimi kaptırmış bu bilinçsel sorgulamayı da bir kenara bırakmıştım. Aradan bir gün geçmesinin ardından durumun ve zamanın şartlarını idrak edebildim. O tarihte Trabzon’daki köyümde de durum pek farklı değildi. Hatta daha da kötüydü. Yolu ve elektriği yoktu. Aynı o bölgeler gibi bizim köyde de durum aynı idi. Tahmin ediyorum ki İç Anadolu’da da durum pek farklı değildi. O zamanın şartlarını göz önüne alarak düşünmek lazım demek ki.

Orada olsaydım

apabaraji

Organik survivor Serdar Kılıç’a Konya’dan bir takipçisinin Altınapa barajı manzaralı göndermiş olduğu bir fotoğraf. Bu barajın kenarlarında gezdiğim günleri hatırlıyorum da  hey gidi günler hey.

Sayfalar:12345678...39