İncir çekirdeğini doldurmayacak yazılar


           

Termosifon nedir? Ne yapar? Amacı nedir?

Termosifon olayına Hangi Kombi başlıklı yazımda az biraz değinmiştim. O yazıda kombi olayına uzunca değinmiş. Kombinin tipinden seçimine kadar her şeyi anlatmıştım ki baya rağbet görmüştü. Hâlâ daha sorular gelir durur. Termosifon için aşağıdaki tanımı yapmıştım;

Termosifon: Bir birim sadece sıcak kullanma suyunu üreten cihazdır. Suyu depolar. (Elektrikle çalışır, bunun konumuz ile alakası pek yok)

Kısa ve öz bir tanım. Bir birim için -ki bu herhangi bir yer olabilir- sıcak kullanma suyu üreten makinelerdir. Genellikle elektrikle çalışırlar. Eskiden odunlu ve gaz yağlı tipleri de vardı. Babaannemlerde odunlu olandan vardı. O zaman için büyük lükstü. Tepeden duş başlığından şarıl şarıl akan sıcak su. Tasla maşrapa ile uğraşmak yok. Şimdi ise elektrikliler yaygın. Odunlu veya gaz yağlıya artık rastlamıyorum bile.

dus

Elektrikli olanlar içinde bulunan elektrikli rezistans, elektrik ile enerjilenir ve ısınır. Isınan rezistans etrafına depolanan suyu ısıtır. Yine rezistansın yanında bulunan sıcaklık duyargası ayarlanan değere ulaşıldığı zaman (50°C – 75°C olabilir) rezistansın enerjisini keser. Sistem bu kadar basit çalışmakta.

Peki kaç litre seçmeliyiz. Mesele biraz da burada. Su tasarrufu sağlayan duş başlıkları (buna duş telefonu da derim ben) dakikada 6-9 litre arasında su akıtmaktadır. Daha eski tipler ve dandik olanlar 15 litre/dakika seviyesinde su akıtabilmekteler. Normal bir insanın, sen ben gibi, nefes alan aklı başında olan birinin duşta kalma süresi 5 dakikadır diyelim. Bundan daha uzun sürede kalan vardır illa ki ancak onlara pebble öneriyorum. Evet 5 dakika x 10 litre dersek toplamda 50 litre su ihtiyacımız var. İdeal duş suyu sıcaklığı ise 35°C olduğu bilinmektedir. Ben daha soğuk severim ancak ideali bu. Eğer termosifonumuz 50°C ye ayarlı ise soğuk su ile karışım yapılabileceğinden 50 litrelik bir cihaz ile 2 kişinin banyo yapabileceği ortaya çıkmaktadır. Eğer cihaz 75°C ye ayarlanmış olsa idi 3 kişi peş peşe duş alabilirdi. Ancak 75°C’ye ayarlamak elektrik faturası açısından biraz sakıncalı olabilir. Çünkü her zaman duş almıyoruz. O halde hep 75°C suyu hazır ve nazır tutmamıza gerek yok. 50°C iyidir. O halde 2 kişilik kullanım için 50 litrelik termosifon gayet yeterli olabilmekte. 3 kişi için 65 litre, 4 kişi için 80 litre daha büyük aileler içinse 100 litre cihaz almak mantıklı gibi duruyor.

termosifonkapasite

Nihat Kahveci vs. Arda Turan

baraj

nihat

Efsane barajı şekilden şekile sokan Nihat Kahveci ve izinden giden Arda Turan. Sahi Nihat Kahveci’de zamanında Real Sociedad’ta benzer bir destan yazmıştı. Tek problem Sociedad 2002-2003 sezonunda şampiyon olmamıştı. Dikkatleri üzerine çeken bir Nihat vardı ama daha fazlası gerekiyordu. Bu olmayınca üst klas takımlara transferi olamamıştı. Arda Turan’da ise işler yolunda gitti. Şampiyonluk, Şampiyonlar Ligi’nde final derken başarılar ardı ardına geldi. Üstelik üst üste artan bir grafik ile. Sonucunda da ver elini Barcelona.

El yapımı deri kartlık

Alkışlarlayaşıyorum‘da bu gün denk geldim bu videonun bir benzerine. Biraz araştırınca zanaatkarın aslında Ian Atkinson adında bir bilgisayar programcısı olduğunu gördüm. Profesyonel olarak Leeds’te bir üniversitede çalışmakta, hobi olarak ta deri işleme, fotoğraf, soyağacı bilimi, savaş sanatı ile ilgileniyormuş. Takdir edilesi derecede deri işleme ürünlere ve fotoğraflara sahip olduğu bir gerçek. El emeği göz nuru deri ürünleri ise internetten güzel fiyatlarla pazarlıyor. Bu da güzel…

Ian youtube önizleme özelliğini kapattığından buradan izlemek pek mümkün değil, siteye yerleştirilemiyor. Bağlantı için tıklayın.

ian_handmade_wallet

En değerli 10 kozmetik markası

Dünyanın en değerli ilk 50 kozmetik markası aşağıdaki listede sıralanmış. Elbette ilk sıradakiler belli. Ancak ilk 50’ye dahi giren bir markamız olmayışının acaba ne gibi sebepleri olabilir? Biraz irdelemek lazım. Sosyolojik, teknolojik etmenler olabilir mi? Elbette… Listeye bu linkten ulaşabilirsiniz.

kozmetik_marka

Tesla – Powerwall ve nihayet

Elon Musk 30 Nisan 2015 tarihinde yeni buluşlarını duyuracağını açıklamıştı. Beklentiler üst düzeyde idi. Yeni ürünün araba ile ilgili olmayacağını beyan ediyordu Musk. 30 Mart’tan itibaren bir çok tahmin yürütüldü. Motorsiklet, uçak, akıllı baston, bedava elektrik, akıllı telefon, akıllı saat gibi uzayıp giden tahminler yürütüldü. Ancak en çok tahmin edilen beklenen üzeri ev tipi batarya sistemi olmuştu. Nitekim şirket içinden sızan bilgilere göre de bu tahminin gerçekleşebilirlik payını artırıyordu. En sonunda o gün geldi çattı Tesla Motors internet sitesinden ürün duyuruldu. Beklenen üzere Tesla ev tipi batarya sistemi olan Powerwall’ı duyurdu. 7 kWh ve 10 kWh kapasitesi olan cihazlar duvara monte edilebiliyor. Bunun yanında yüksek kapasitelere ulaşabilmek için iki-üç cihaz birbirine seri bağlanabiliyor. Ancak cihazların duvara monte edilebildiği sizi yanıltmasın. Cihaz tam 100 kg. 2 kW devamlı güç üretebilen sistem normal bir evin ihtiyacını karşılayabilecek düzeyde. Normal evden kastım, ısıtma soğutma, buzdolabı, çamaşır makinesi ve ütünün aynı anda çalıştığı sistem olarak algılanmasın. Aydınlatma, TV, laptop ve belki aynı anda bir buzdolabı sadece. Bu şekilde Poerwall’ın hizmet süresi yaklaşık 7-8 saat gibi.

powerwall_ozellik

Enerji depolaması için daha çok güneş enerjisine vurgu yapılmakta her tarafta. Gündüz güneşten enerjini depola gece kullan. Ancak başka yöntemlerde doğal olarak mümkün. Rüzgardan, hidro kaynaktan veya mikro-kojenarasyondan. Enerji giriş kaynaklarını artırmak mümkün. Hatta enerjinin ucuz olduğu T3 zamanında şarj edilip, nispeten pahalı olan T1 ve T2 zamanında kullanılabilir. Sadece bu yöntem ile bile müthiş tasarruf yapmak olası.

powerwallduvar

“Güç Duvarı” nın enerji oyununu değiştireceği kesin. Kapasitenin yeni fabrika gigafactory ile birlikte artırılacağı ve teknolojisinin sürekli geliştirileceğini kestirmek de zor olmasa gerek. Yakın zamanda televizyon, bilgisayar, modem gibi her evde powerwall bulunursa şaşırmamak gerek.

Dikili ağacım vol.2

2014 Ağustos ayında bir çam ağacı dikmiştim ve fotoğrafları ile birlikte burada paylaşmıştım. Aradan neredeyse 1 yıl geçti ve ben henüz yeni ağacımın yanına gidebildim. Ağacım acaba nasıl olmuş, büyümüş mü diye düşünürken kendisini bulmam biraz zor oldu. Nitekim fotoğrafı altta. İlk hali de en altta.

IMG05210-20150405-1238

IMG05212-20150405-1238

dikili_agac

Die Falscher – Namuslu Kalpazanlar

kalpazanlar
Yine bir II. Dünya Savaşı temalı film. Arşivde bekliyordu. Vurdulu kırdılı sahnelerin olmadığını biliyordum bu filmde ve öyle idi. Toplama kampında geçen ama çok fazla trajik olayların cereyan etmediği bir filmdi. Nerede La Vita e Bella nerede buradaki kamp. Ama buradaki kampın en büyük özelliği adamların orijnalinden daha orjinal sahte para basmaları.

Güneş enerjisi bedava mı?

kaynak: Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğükaynak: Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü

Ülkemiz güneş zengini bir ülke diyebiliriz. Ancak kullanım oranına bakıldığında aynı zenginliği ne yazık ki göremiyoruz. “Dere akar, Türk bakar” diye meşhur bir söz var ya işte o misal. “Güneş vurur, Türk durur” Bu sözü de ben söyleyeyim bari. Ülkemiz güneş kaynaklı elektrik üretimine son derece müsait olmasına rağmen şu an ki durum hüsran. 2014 yılı itibari ile kurulu gücümüz 40 MW. Güneş ışınım gücü bizden %60 daha az olan Almanya’nın kurulu gücü ise 38.359 MW. Aradaki fark ise şaka gibi. Küsuratının küsuratı kadar bile yokuz. Adamların onlar hanesi 59 MW bizim tüm gücümüz 40 MW. Üstelik bize gelen güneşin %40’ı oraya vuruyor. Doğru orantı ile bizim güneşten kaynaklı kurulu gücümüzün 95.897 MW olması gerekiyor. Ancak bu rakamı 3023’te bile göreceğimiz şüpheli. O tarihe kadar zaten bu yazıyı okuyan hiç kimse yaşamayacak.  Almanya’nın güneş haritası hemen altta. İki görselden de hemen anlaşılacağı üzere Almanya’nın güneş için en verimli kesimleri olan güney kısımlarında yıllık ışınım oranı 1350 kWh/m² iken Türkiye’nin en verimsiz uç bölgelerinde bile 1400 kWh/m² ile daha fazladır. Ancak ne hikmetse güneşten elde ettikleri elektrik miktarı bizim tam 1.000 (yazıyla bin) katımız.

almanya_gunes_haritasikaynak: wikipedia

Avrupa’da güneş konusunda İspanya, İtalya, Yunanistan gibi ülkeler ile birlikte en zengin ülkeler olduğumuz bir gerçek. Ancak karşılaştırmada hepsinden geriyiz. Norveç‘in önündeyiz çok şükür. Çünkü onların hiç güneşi yok. Ancak adamlar inat etmiş bu sefer de güneş panellerinin içinde kullanılan silikon hücrelerini dünyadaki en büyük üreticisi konumuna gelmişler. Aşağıdaki listede biz yokuz ama 40 MW ile 20. sıradan giriş yapmamız lazım listelere. Potansiyel bakımından ilk 3 ancak üretim bakımından 20. sıra. Dokuzuncu sırada yer alan Romanya‘nın yıllık 49 MW üretimden birden 1.000 MW a çıkması ise takip edilmesi gereken bir atraksiyon. Devletin yeşil sertifika programı ve teşvikleri ile birlikte bu patlama yaşanmış. Aynı durum şu an Türkiye için de biraz geçerli. Ancak durum biraz farklı. Romanya’nın yeşil sertifika programı biraz daha teferruatlı. Ürettiğin elektriği satma üzerine kurulu bir sistem, bizdeki gibi. Yenilenebilir kaynaklardan elektriğini üret ve sat. Üstelik kaynakların cinsine göre alacağın GC (green cerfiticate) daha fazla. Yani daha fazla yeşil elektriği daha ucuza millete satabilirsin. Örnek olarak rüzgardan 2 GC kazanıyorsan güneşten 6 GC kazanıyorsun ve daha çok satabiliyorsun. Güzel bir sistem. Ülkemizde de bu mantıkla küçük küçük derelere bir çok HES yapıldı ve halen yapılmakta. Böyle bir puanlama sistemi bildiğim kadarı ile bizde yok. Romanya’da yeni HES’lere 3 GC puanı, son teknoloji ile yenilenmiş HES’lere ise 2 GC puanı veriliyor. Tabi güneş enerjisindeki 6 GC puanına göre nispeten az. Türkiye’de de aynı durum söz konusu olmuş olsa idi yatırımcılar güneş tarafını seçmeleri daha muhtemeldi diye düşünüyorum. Türkiye’nin de yenilenebilir enerji politikaları gözden geçirilmeli ve daha köklü iyileştirmeler yapılmalı.

avrupa_gunes_haritasi kaynak: http://solargis.info/imaps

avrupa_gunes_kurulu_guckaynak: wikipedia

Sayfalar:1234567...39