Bayramda beynim yandı

Bayramlarda klasiktir; büyüklere gidilir, el öpülür, hoş beş edilir. Efendim biz de gittik. Hanım taraftan hala kısmına gittik. Ev hayli kalabalık. Gelen, giden, sabit oturan, bir çok insan var. Muhabbet gırla. Her konudan muhabbet var. Ama ağırlıklı olarak standart konular. Siyaset, spor vs. Gündem de tabi sıcak, daha seçim olmamış. Malzeme güzel. Ben de kenardan yancı oluyorum konuşmalara. Ama pek salça olmuyorum. Gülümseme, kafayla onay verme, telefonla ilgilenme derken etliye sütlüye karışmadan ortamda yeşillik yapıyorum. Nasıl yapmayım muhabbet öyle böyle değil. Muhabbete gireyim desem girdap gibi, içine çeker yutar alır seni. İlk önce Temel Karamollaoğlu için birisi başladı yardırmaya. Karısı İngiliz. Hain bu, devlet düşmanı, ajan vs. aldı sazı eline çalıyor abicim. Sonra diğeri sazı eline aldı, Meral Akşener için Tansu Çiller zamanında bu kadın tüm MGK toplantılarını biter bitmez Amerika’ya rapor ederdi diye medyada beyanat vermişmiş. Buna güvenmeyin demiş. Tabi ben bunları kenardan dinliyorum lafa girmenin nafile olduğunu konuşmalar hiç başlamadan idrak etmiş olmam iyi. 

Zaman geçiyor tabi ve bir hikayeye sarıldı birisi. Yakın zamanda Türkiye’de yaşanmış televizyonlara  gazetelere çıkmış. Bir kadın yaşlı bir adam ile evlenmiş, adamı çok iyi bakmış ama adam vefat etmiş. Tabi adamın eski çocukları kadını evden kovmuş. Kadın bir köy evine gitmiş sığınmış ve orada yaşamaya başlamış. Aradan 1 sene geçmeden devlet yetkilileri gelmiş ve kadına ölen kocasından kalan 200 Tirilyon para kaldığını söylemişler. Kadın zengin olmuş. Bu hikaye gerçek ve yaşanmış. Oradan biri tekrar sazı eline aldı ve yurt dışında yapılan araştırmaya göre Türkiye yaşanabilecek en rahat ve güzel ülke olarak çıkmış dedi ve orada koptum. Koptum derken ağzımı açıp bir şey söyleyeceğimden değil, odadan tam çıkacakken açık televizyondan CHP milletvekili Özgür Özel‘in ezanla alakalı aşağıdaki beyin yakan açıklamasını duydum. Sonra kendi kendime; “Ulan okumuş, görmüş, belli ki bir entellektüel birikimi olan milletvekili bunu söylüyorsa vatandaş az bile diyor” dedim.

https://www.youtube.com/watch?v=KT9fFRIK6co

 

Toyota ekranı kullanımı, impossible!

En son şirket 2017 model otomatik vites bir EGEA verdikten 1 ay sonra emektar düldülümü, ALBEA’mı sattım. Yalan yok arabamdan oldukça memnundum. 1.2 motor benzinli, gitmez o yeah diyenler olmuştu ancak ralli, orff-road veya başka herhangi bir performans gerektiren etkinliğe katılmadığım için bir problem yaşamadım. Kliması, hidrolik direksiyonu ve en önemlisi otomatik oluşu işimi fazlası ile görüyordu. Üstelik bagajı geniş olması da işimi kolaylaştırıyordu. Araba ile 40 bin kilometre yapmışımdır. Dağa, yaylaya, yurtdışına bile gık demeden beni getiren ALBEA’ya buradan şükranlarımı tekrar sunuyorum. ALBEA iyi araba idin.

Herneyse en son işimi değiştirip, araç tahsis edilmeyen bir işe gönüllü olarak transfer olunca elimizdeki EGEA’dan da olduk. Tabiri caizse ortada dımdızlak kaldık. Araba yok. Bir araba almak lazım. Ne yapmalı? Hiç sevmediğim bir periyot oluyor bu araba almak (satmak da) mevzusu. Sahibinden.com, intercity2, DOD, ikinciyeni gibi siteler uğrak internet adreslerim olmuştu. Telefon elimden düşmez gece gündüz araba kovalar olmuştum. En sonunda fiziki olarak bakmak için intercity2’nin yerine taaaaaa Kurtköy’lere kadar gittim. Bir çok araç var hepsinin kapısı açık bakabiliyorsun. Araçlar güzel ancak hem kafama yatan bir araç bulamadım hem de intercity’nin kredi verememesi, işleri uzatmasından mütevellit araç almaya çok hevesli olmama rağmen alamadım.

Sonunda Ataşehir’de bir galeriden 2015 model Toyota Corolla aldım. Aslında burada değinmek isediğim aracın ekranı olacaktı. Yazıyı neden bu kadar uzattığımı anlamadım. Herneyse ekranı bu kadar kullanışsız olan bir araç daha önce galiba hiç görmedim. Aradan 4 ay geçmesine rağmen hala radyo istasyonu kaydetmeyi öğrenememiş olmak beni biraz kötü hissettiriyor. Nitekim koskoca Toyota mühendisleri bunu bu kadar zor ve anlamsız yapmış olamaz diye düşünüyorum. Acaba bende mi hata var. Ayrıca telefonu bluetooth ile bağladığımızda yaşanan senkron sorunu TRT’nin şampiyonlar ligi 2018 finali kadar olmasa da onunla yarışacak seviyede. 

2018 Hedeflerim

2017 yılı genel manada istediğim gibi sonuçlandı diyebilirim. Ancak belki bazı hedefler koymak gerekiyor insan hayatına. 2018 yılı için hedeflerim aşağıdaki gibi;

  • 24 adet Türkçe blog yazmak (0/24)
  • Will 6 English posts (0/6)
  • İngilizce 1 sınava başvuru yapmak ve girmek (0/1)
  • 2 yabancı ülkeye gitmek/gezmek (0/2)
  • 30 adet kitap okumak (4/30)
  • Pepino 3 adet F, 3 adet VP  (0/3, 1/3)
  • 5 adet meslek ile ilgili forum, söyleşi veya eğitime katılmak (1/5)
  • Haziran sonuna kadar 77 kg, yıl sonuna kadar 74 kg’a inmek. (28 Nisan 81kg)

Uzun bir aradan sonra

Merhaba günlük, yok yok merhaba blog. Oldukça uzun bir zamanın ardından tekrar yazı yazmak değişik bir duygu. Neredeyse iki yıl olmuş. Evet son yazı girdiğim tarih ile İstanbul’a taşındığım tarih neredeyse aynı. Ne demek oluyor bu? Demek ki İstanbul yazı yazmaya engel oluyor. Oldukça yoğun geçen dolu dolu 1,5 yıl. 

Bundan sonra daha sık yazmaya gayret göstereceğim. 

Dijitalleşme

Az önce aşağıdaki market insert ini incelerken sol altta görülen buz torbasına sağ elim gitti birden. Parmagimla resmin üzerine basmaya tam yelteniyorken bir dakika ne yapıyorum dedim ve kendime geldim. Bir an beynim bana baş ta başka açılardan fotoğraflar gör dedi. Ancak ne arar.

Evet herhalde 10 seneye kalmaz bu insertler tam dijitile geçmiş olur. Artık marketin önünden geçerken veya mahallede otomatik olarak telefonlara insert reklamlar gelir.