İncir çekirdeğini doldurmayacak yazılar

Efsane dünya kupası ilk onbiri

dunyakupasi11

Ayaktakiler (soldan sağa): Johan Cruyff, Michel Platini, Bobby Moore, Eusébio, Dino Zoff
Oturanlar (soldan sağa): Lev Yashin, Pele, Ronaldinho, Maradona, Zidane

Peki fotoğrafta kimler eksik. Eksikler var elbette. Zibidi Ronaldo ve Messi demeyeceğim. Nitekim daha alacakları çok yol var. Üstelik dünya kupalarında bir başarıları yok. Çok büyük futbolcu da ancak dünya kupasında başarı gelince oluyor. Eklenebilecekler: Gerçek Ronaldo, Ferenc Puskás, Iker Casillas…

2014 Dünya Kupası’na katılamayan ülkeler

2014 dünya kupasında dünyanın en iyi milli futbol takımlarını izleyeceğimiz aşikar. Ancak iyi olmasına karşın Brezilya’ya gidemeyen ülkeler de yok değil. Ah keşke şu ülkede orada olsaydı diyeceğimiz takımlar da var. Türkiye en başta tabi.

  1. İsveç: Başta Zlatan İbrahimovic olmak üzere yakından tanıdığımız Elmander, Isakson, Holmen gibi futbolcuları barındıran millileri Brezilya’da görmek isterdim. Özellikle İbrahimoviç’in kariyerinin belki de son dünya kupasında neler yapacağını izlemek heyecan verici olabilirdi. Ancak olmayacak.
    zlatan
  2. Polonya: Transfer piyasasının geçen yıl ki en önemli aktörlerinden olan Lewandowski’nin takımı da Brezilya bileti alamadı. Aktif golcüler arasında şu an dünyada ilk 5’in içinde olan Lewo Brezilya’da gollerini sıralamak yerine televizyondan maçları izler artık. Ne bileyim belki de Brazilya’ya gidip statta da izleyebilir. Ayrıca bizim Adrian ve Grosicki de arenaya çıkamayacak.
    Lewandowski
  3. Galler: Gareth Bale, Aaron Ramsey, Joe Allen, Belammy gibi isimleri kadrosunda bulunduran Walles’te Brezilya’da yok. Aslında Bale’nin neler yapabileceğini izlemek açısından gitmeleri güzel olurdu. Ya da Ramsey’in gol atına ne gibi belalara başımızı sokacağı.
    garethbale
  4. Paraguay: Oscar Cardozo, Lucas Barrios, Santa Cruz komşularında yapılan turnuvaya katılmayı herhalde çok istemişlerdi. Ancak onlar da bu kupada yok Cordazo’yu izlemek zevkli olurdu aslında.
    cordazo
  5. Gine: Traure, Kevin Constand, Kamil Zayetta ve Yattaralı Gine’de bu dünya kupasında yok.
    vfb_ball_traore_628
  6. Senegal: Sow, Dia, Pappis Cisse, Demba Ba, Ludovic Sane gibi yıldızları kadrosunda barındıran Senegal de Brezilya bileti alamadı. Gruptan lider çıkmasına rağmen Fildişi Sahili’ne elemelerde elendi ve vizeyi alamadı. Bu yıldızları Brezilya’da görmek iyi olurdu.
    demba

1966’dan bu yana Dünya Kupası maskotları

 

fuleco

2014 Brezilya Maskotu: “Fuleco”

dunya-kupa-maskotMaskotların Türkçe Viki’deki açıklamalarına baktım ancak çoğu bilgi eksik veya yanlış. Tekrardan bakalım maskotların ne manaya geldiklerine.

World Cup Willie (England 1966): İlk maskotun başladığı yıl olan 1966’da İngiltere ünlü simgelerinden biri olan aslan figürünü kullanmış. Maskotun tasarımcısı Reg Hoye bu tasarım ile ününe ün katmış ve ulusal çapta tanınırlığı daha da artmış. Logoyu tasarlarken oğlu Leo’dan esinlenen Mr. Hoye şu an aramızda yok. 1987 yılında vefat etmiş. Oğlu Leo ise şu anda Hong Kong’ta  Centennial Kolejinde İngilizce öğretmenliği yapan bir doçent.

Juanito (Mexico 1970): İspanyolca’da çok meşhur bir isim olan Juan ismine biraz sevecenlik katmak için “Küçük Juan” olarak adlandırılmış maskottur. Klasik Meksika şapkası takan ve ulusal formayı sırtına geçiren maskot ilk insan şeklinde oluşturulan maskottur. Küçük Juan’ın yüzünün çok masum bir çocuğu andırdığından 1970 dünya kupasında hiç kırmızı kart çıkmadığına inanılır.

Tip and Tap (West Germany 1974): Tip ve Tap adındaki iki küçük çocuğun figüre edildiği maskot, tüm kupaların en kötü maskotu kabul edilmektedir. Çocukların açıkta kalan göbekleri, aşırı kırmızı yanakları, kocaman ayakları ve şekilsiz elleri ile beğenilmeyen bir maskottur.

Gauchito (Argentina 1978): İspanyolca kovboy anlamına gelen gaucho ismi ile yine küçük kelimesi birleştirilerek “Küçük Kovboy” adlı maskot türetilmiştir. Boğazındaki fuları, şapkası ve elindeki sığır kırbacı ile tam bir kovboyu andıran Küçük Kovboy, Tip ve Tap’ında beğenilmemesi nedeninden olacak ki, göbeğini açık bırakan forma giymemiştir.

Naranjito (İspanya 1982): İspanyolca portakal anlamına gelen naranja il yine küçük kelimesi birleştirilerek “Küçük Portakal” maskotu türetilmiştir. Kendinden önceki üç çocuk maskotu geleneğini sona erdirmiş meyvedir. Üzerinde ulusal forması vardır.

Pique (Meksika 1986): Meksika kültürünü yansıtması adına büyük geniş bir şapka, bıyık ve baharat anlamına gelen Pique ismi kullanılmıştır. Meksika’nın ilk maskotu Juanito’nun aksine Meksika kültürünü daha çok yansıttığı düşünülür. Tüm maskotlar arasında popüler bir yere sahiptir.

Ciao (İtalya 1990): Kupa İtalya’ya geldiğinde endüstriyel tasarımda bir ekol olan ve artık modern çağa ayak uydurmalıyız diyen İtalyanlar insan figürlerinden vazgeçerek grafiksel tabanlı logoları Ciao’yu oluşturdular. Gövdesi İtalya bayrağını oluşturan kafası ise bir futbol topundan oluşan maskot fazla sevilmedi. Endüstriyel futbola ilk adım atan maskot olan Ciao beklenen ilgiyi hiç bir zaman görmedi.

Striker (USA 1994): Dünya kupası köpeği: Golcü adı verilen maskot, Willie’den sonraki ilk hayvan temalı maskottu. Ancak Willie İngiltere’nin bir nevi simgesi gibi olan aslan hayvanından esinleniyordu. Striker ise Amerika’da çok yaygın olan ev köpeğini tema alıyordu. Futbol oynamaktan aşırı zevk alan Striker (Golcü) popüler maskotların arasındadır. Striker ismi halk oyu ile seçilmiştir.

Footix (France 1998): Hayvan maskot geleneğini Fransa’da devam ettirdi. Elinde futbol topu, üzerinde Fransanın renklerini barındıran horoz Footix ismini Footbal ve Asterix’in birleşmesinden almıştır. Oldukça popüler bir çizgi film olan Asterix’in -ix son ekini alan Footix adına bilgisayar oyunları ve bir çok endüstriyel ürün yapıldı ve satıldı.

Ato, Kaz and Nik (Korea/Japan 2002): Teknik direktör Ato, oyuncular Nik ve Kaz yer altındaki Atamazone’den dünyaya gelmiş karakterlerdir. Bilgisayar tasarımı olan maskotlar aynı Tip ve Tap gibi fazla ilgi görmemişlerdir.

Goleo VI and Pille (Germany 2006): Alttan pantolon giymeyen Goleo ve konuşan futbol topu yardımcısı Pillie hayvan maskot geleneğini devam ettiren maskotlardan. Ancak aslan figürünün İngiliz ve Hollandalılara ait olduğu gerekçesi ile Goleo pek benimsenmedi.

Zakumi (South Africa 2010): En popüler maskotlardan birisi olan Zakumi, Güney Afrika’nın plakası ZA ve 10 farklı etnik dilde leopar anlamına gelen kumi kelimelerinin birleşmesi ile oluşmuştur. Hayvan maskotlarının tuttuğunun bir kanıtı da Zakumi olsa gerek.

Fuelco (Brezilya 2014): Futbol ve ekoloji kelimelerinin birleşmesi ile ismi verilmiştir. Güney Amerika bölgesinde yaşayan armadillo hayvanı görselini kullanan maskot bu yanı ile yöresel değerlere vurgu yapmaktadır. İsmi ile de futbol ve çevrenin (su ve hava) tadını çıkarın manasına gelmektedir.

Son olarak ülkemizde bir dünya kupası düzenlense acaba maskotumuz ne olurdu sorusu geliyor aklıma. Öncelikle bizim akıllılar da kesinlikle hayvan maskot kullanacaklarından eminim. Çünkü bir gelenek oldu sanki. Peki en ünlü hayvanlarımız ne bizim. Ankara kedisi, Van kedisi, Sivas Kangalı, Akbaş Türk tazısı, Midilli atı, Canik atı, Denizli horozu, Ankara tavşanı, Tiftik keçisi vs. Bence bu hayvanların arasından ya herhangi bir at figürü ya da Sivas kangalı olması gerekir diye düşünüyorum. Aşağıdaki değil.

misket

3 boyutlu turşu

Kağıda 3 boyutlu turşu çizmek. Adam bir harika dostum… O çizerken benim ağzım sulandı. Adamımızın ismi Marcello Barenghi, tüm arşivine göz atmak isteyen youtube kanalını ziyaret edebilir. Birbirinden ilginç ve şaşırtıcı çizimler sayfada mevcut.

El aletleri

Alet edevat, el aletleri denince akla ne geliyor. Pense, tornavida, keser, çekiç, yankeski, kumpas vs. Bir çok el aleti var bildiğimiz ve kullandığımız. Peki ya fazla bilinmeyen el aletleri ya da kullanılan ancak ismi muamma olan el aletleri. Ne işe yaradığını haldır haldır düşündüğümüz aletler. Bu konuya biraz değineyim.

Standart Pense

standartpenseStandart pense TS 60 standartına göre imal edilir. Pense üzerinde yankeski işlevini gören kesici ağızlar yoktur. Sadecepense görevi görmektedir. Genellikle mekanik, inşai ve marangoz işleri ile uğraşanlar tarafından tercih edilir. Elektrikçiler kablo soymak için gerekli olan keski ağzı olmadığından bu penseye pek rağbet göstermezler.

Kombine Pense
kombinepenseÜzerinde yan keski de bulunan pensedir. TS11068 standartına göre imal edilirler. Yan keski ağızları olması özelliği ile birlikte çokça tercih edilmektedirler. Tüm sektörlerde sıklıkla kullanılırlar.

Universal Ayarlı Pense

EAT7011Çenesindeki yivleri sayesinde sağlam bir kavrama sağlar. Özellikle 6 köşe vidaların sağlam bir şekilde kavramasını sağlar. Küçük ve orta ölçekteki parçaların sıkıca kavramasına olanak tanır.

Kuplon Keski
kuplonkeski
Kuplon keski ince demir teli, vida başı, pim gibi ince metallerin kesilmesinde kullanılır. Pense bu gibi yerlerde görev yapamayacaktır ve keski ağzı yeterli gelmeyecektir. Bu durumda kuplon keski kullanılır.

Çektirme
cektirme
Bir şaft veya mil ekseninde sıkı geçme olan parçaların çıkartılması için kullanılır. Özellikle rulmanların ve yatakların çıkartılması için kullanılır.

Gerdirme
gerdirme
Özellikle halat, çelik tel gerdirilmesi için kullanılır.

Kumpas
kumpas
En çok kullanılan ölçü aletlerinden biridir. Genişlik ve derinlik ölçebilir. Özellikle vida, gijon tij, demir, küçük mekanik parçaların hassas ölçümü için kullanılır. Dijital olanı da vardır.

Zımba ve Nokta
zimbatakimiUcu sivri olan zimbalar herhangi bir yüzeyi matkap ile delmeden önce işaret ve yer bırakmak için kullanılır. Zımbanın ardından matkap ile delme işlemi daha kolay olur. Ucu düz olan noktalar ise pimlerin veya vidaların kaynama yaptığı yerden çıkartılması için kullanılır. Bir çekiç yardımı ile kullanılan nokta ve zımbalar çoğu yerde bir kurtarıcı vazifesi üstlenirler. Ucu geniş olan keskiler ise küçük çapta keski görevi görür.

 

Little Giant – Golden Hydrant

Golden Fire Hydrant
Hiç kutsal bir rooftop gördünüz mü? Veya saygıdeğer bir hidrofor? Ama aşırı saygıyı hak eden bir egzoz fanı gördüğünüzü tahmin edebiliyorum. Ben bu zamana kadar hiç görmemiştim. Yeni gördüm, evet.  Anıtlaştırılan bir ekipman buldum. Hem de işimle alakalı. Yangın hidrantı. San Fransisco’da Mission District adı verilen bölgede Church Caddesi ile 20. caddenin köşesinde bulunuyor kahramanımız. Öyle tarif ettim ki sanki köşedeki bakkalın orası. İnceledim baya, google map’ten baktım. Her neyse hikayemiz 18 Nisan 2014 tarihinde geçiyor. ABD tarihinin en büyük felaketlerinden birisi kabul edilen 42 saniye süren ve 7.7 şiddetindeki Büyük San Fransisco Depremi neticesinde şehrin büyük bir bölümü yıkılmış ve devasa yangınlar meydana gelmiştir. Bu yangınlar neticesinde 3.000’den fazla kişinin hayatını kaybettiği biliniyor. Şehir çapında itfaiye teşkilatı ve hidrant sisstemi olmasına rağmen deprem neticesinde neredeyse bütün hidrant hatları kırılmıştı. Atlı itfaiye araçları* ile hidrantlara gelen itfaiyeciler az biraz su aldıktan sonra suyun bittiklerini tecrübe ediyorlardı. Hemen diğer hidranta koşuyorlar ancak oradan da aynı veya daha kötü sonuçla ayrılıyorlardı. Atlı itfaiye araçları yangın söndürmek için gereken suyu bir türlü bulamıyorlardı. Ancak yukarıda fotoğrafı olan hidranta geldiklerinde ise mücizevi bir şekilde hidrantın suyunun hiç kesilmediğini keşfettiler. Tüm araçlar birer birer depolarını bu hidranttan doldurarak tam 7 saat yangınla mücadele ettiler. Hidrantın suyu hiç kesilmedi. 7 saat boyunca yangına karşı direndi ve direndi. Yangının ardından uzun bir süre boyunca da hidrant ahaliye içme suyu sağlamak için kullanıldı.

Hidrantın bu destansı savaşının ardından altın rengine boyandı ve ismi ise “Küçük Dev” olarak değiltirildi. Her yıl depremin yıldönmü olan 18 Nisan saat 05:12‘de bölgenin ileri gelenleri küçük devin başında anma töreni düzenleyerek boyasını yeniliyorlar. Güzel hikaye gerçekten. Hidrantın sokak görüntüsü aşağıda. 1906 yılında tam köşede Dolores Park varmış, şimdi yok demeyeceğim, yine var. Asırlardır var. Türkiye’de olsa çoktan ikinci fotoğraftaki gibi binalar yapılmıştı oraya. Park ta ne, en iyisi bina, daire ve beton yığını. Dolores Park depremden sonra yangından kurtulanların sığındıkları bir alan olmuş ve küçük devin yardımı ile yangından kurtulan binlerce kişinin geçici ikame merkezi haline gelmiş.

Her yıl altın sarısına boyanan devimiz 2012 yılında yanlışlıkla metalik gri rengine boyanmış. Hatalarını fark edince hemen altın sarısına tekrar boyanmış. Böyle yanlışlıklar sadece ülkemizde olmuyor herhalde. Komik gerçekten.

silver_hydrant_00

dolaresparkcorner
dolarespark
dolarespark3

atli-itfaiye2