İncir çekirdeğini doldurmayacak yazılar

Türkiye’deki lavabo, akar, gider problemi?

plungerYeni eve taşındım ve evdeki bir çok eksiği gidermek için KOÇTAŞ ile akraba olduk. Malzemeler pahalı olsa da istediğim her şeyi bulabildiğim ve hemen yanımda olduğu için mecbur oradan alışveriş yapıyorum. Bir çok şey lazım oldu ama en bulamadığım heralde lavabo pompası. İlk önce KOÇTAŞ’tan almayayım dedim. Başka marketlerde veya nalburlarda daha ucuza bulabileceğimi düşünüyordum. Ama nafile nereye sorsam, hangi markete veya hipermarkete de sorsam aldığım cevap; Abi bitti? Elimizde kalmadı? oluyordu. Ayrıca yer süzgeçlerinin üzerine koyulan kare cam parçasını ararken de aynı cevaplarla karşılaşmıştım. Ülkede ne çok gider problemi varmış arkadaş. Pompa ararsın yok, süzgeç koku tutucu ararsın yok. En sonunda KOÇTAŞ’tan aldım 4,90 TL’ye de işimi gördüm. Banyodaki küvetin gideri bir nebze de olsa rahatladı. Ama kimyasal denemeden tam çözümü alamayacağım gibi. Şimdi sıra kimyasalda.

Havadaki ideal nem oranı ne olmalıdır?

nem_orani_bilimselYaşadığımız yerlerdeki ideal nem oranı ne olmalıdır? Yukarıdaki tablodan açık bir şekilde anlayabileceğimiz gibi, ideal nem oranı %40-%50 arasında olmalıdır. Altındaki nem oranı bakteri, virüs üremesi için uygundur. Ayrıca burun kuruluğu, astım, alerji için olumsuz hava şartlarıdır. Tablodan anlaşılabileceği gibi evimizdeki mobilya ve ahşap aksama zarar vermekte, ayrıca statik elektrik yüklenmemize sebep olmaktadır. %40-50 oranından yüksek nem ise yine aynı sorunları doğurmaktadır. Evimizde, işyerimizde ideal nem oranına klimalar ve iklimlendirme cihazları ile kavuşabiliriz. Bunun için alacağımız klimaların nem göstergesi olmasına dikkat etmeliyiz. Ya da piyasada cüzi miktara satılan hem nem hem de sıcaklık ölçen cihazlardan alabilirsiniz.

Reyhanlı için yayın yasağı neyi ifade ediyor?

Elem verici, hunhar saldırının ardından tüm haber kaynaklarını itinalı bir şekilde izlemeye devam ettim. Devam ettim diyorum çünkü bu saldırı olmadan önce de Suriye’de ve sınırlarımızda olup bitenler hakkında itinalı incelemelerim başlamıştı. İç savaşın! en başından itibaren idrak edebildiğim kadarıyla orada ne olup bittiğini araştırıyordum. Mihraç Ural ismini, El Nusra’yı, Aceleciler’i, Beşar Esad’ı, ÖSO’yu vesairelerini daha önceden de takip ediyordum. Bir anlam vermeye çalışıyordum. Derken bu hain saldırı oldu ve araştırmaların iki kat daha arttı. Televizyondaki haberleri ama özellikle konuklu oturum programlarını kaçırmıyordum. Derken bir anda yayın yasağı geldi. Anlamsızca bir yasak bu. Bu çağda, internetin bu kadar yaygın olduğu bir çağda bu karar. Gerçi çoğu kişi televizyonlardan bilgilendiğini düşünürsek, hükumet bu yasakla amacına ulaşmış olabilir. Bu yasağın asıl amacı bana göre; Siz düşünmeyin, siz yorumlamayın, siz karar vermeyin… Biz sizin yerinize tüm bunları yapar ve sizin adınıza biz karar veririz… demektir. Tek kelime, YAZIK!

Çernobil virisümüz vardı

Hatırlıyorum evet. 26 Nisan günü kesinlikle PC’yi açmazdık. Neymiş efenim çernobil virüsü bu gün aktif olup bilgisayarı mahvediyormuş. Ben bir keresinde unutarak açmıştım bilgisayarı ama hiç bir şey olmamıştı. Şimdilerde yok o virüs. Kendini geliştiremedi zaar. Geliştirse çok canlar yakardı.