İncir çekirdeğini doldurmayacak yazılar

Türkiye’de tarih dersi

İlkokulda iken tarih dersini çok severdim. Ama öyle böyle değil. Hele o Türklerin ilk devletleri, Sümerler, Asurlar, Babiller, İslam Tarihi, Selçuklular, Osmanlılar yok mu? Deli olurdum. Öylesine inceler öylesine ezberlerdim ki olanları sanki o zamanı yaşardım. Sadece ders kitapları ile de yetinmezdim ha; ansiklopedileri araştırır, orta okul, lise tarih kitaplarını karıştırır aynı konuları oradan bulup çalışırdım. İnternet yok tabi o zaman, varsa da bize yok. Sonra orta okul… İlgim aynen devam etti. Ancak matematik ve fene olan ilgim de azımsanmayacak derecede gelişti. Uzun lafın kısası tarih sevgim ve ilgim o derecede kaldı, ilerlemedi, matematik, geometri ve fen alakam ise hala devam etmekte.

Şimdi düşünüyorum da neden tarihe ilgim devam etmedi. Neden orta okulda kesilip kaldı. Hata ve hatta ilk okul öğretmenime matematik ve fendeki başarılarımı anlatırken şaşırıp kalmıştı. Neden ama sen çok iyi bir sözelci idin demişti. Evet ilgim azalmamıştı belki ama ilerlememişti de. Şimdi düşünüyorum da müfredat gözümün önüne geliyor. İlgim biter tabi. Hep aynı şeyler hep aynı şeyler. Öğreneceğimi zaten ben ilk okulda öğrenmişim, hatta fazlasını öğrenmişim. Orta okulda ve lisede üzerine bir şey koyulmadı ki. Müfredat MÖ diye başladı, 1923’te bitti hep. Belki 1923’ten sonra biraz daha devam etseydi ilgim de artarak devam ederdi. Ne bileyim ilk cumhuriyet yıllarını, çok partili dönemleri, AP, MSP dönemlerini. İhtilalleri hiç birisini ne gördük ne duyduk ne bildik. Hala daha Asurluları, Babilleri, Hammurabiyi, Kutadgu Bilig’i ezbere anlatırım ama  Fatin Rüştü Zorlu’yu bilmem…

Özür

Türkiye’nin doğusunda bulunan askeri üslerin İsrail tarafından, muhtemel bir İran operasyonunda kullanılmasına şaşırmam.

Yahudi asıllı Amerikalı düşünür Noam Chomsky

İsrail’in Mavi Marmara saldırısı için özür dilemesini ardından.

Abiler’in hayat hikayesi

İnternet fenomeni haline gelmiş bir fotoğraf artık bu fotoğraf. Videoları, çeşitli photoshop çalışmaları yapılmış. Neredeyse bir çok olay ile de ilişkilendirilir olmuş. Biraz bu abileri tanıyalım mı? Ne dersiniz? Açık takım elbiseli 1 olsun. Diğerleri de sırayla 2, 3, 4, 5

1- Ekibin en genç ikinci kişisi. 5 numaralı abiden yalnızca 3 yaş büyük, tam 22 yaşında. Makine mühendisliği 3. sınıfta okuyor. Çalışkan ve derslerine gereken önemi gösteriyor. Masa tenisini çok seviyor, müzik dinlemeyi pek sevmeyen bu abimiz giyim kuşamına ise oldukça özenli. En sevdiği yemek ise patatesli yumurta. Kahvaltıda kendisi hazırlıyor ve yemeden okula gitmiyor.

2- Ekibimizin yaşça en büyüğü. 32 yaşına merdiven dayamış abimiz, hayatın zorlu yollarından geçmiş. Espirili bir kişiliği olan abimiz küçük büyük herkesin sevgisini kazanmış durumda. Ona cemaat içinde Ali Tuncay diyorlar. Futbol ile ilgileniyor. Sıkı bir Fenerbahçe taraftarı. Hiç zorlanmadan 15 sene önceki Fenerbahçe kadrosunu sayabiliyor, üstelik yedekleri ile.

3- 2 numaralı abiden sadece 1 yaş küçük ancak ekibin ağır abisi pozisyonunda. Son sözler bu abimizden çıkar. Herkes bu abimizin iki dudağı arasından çıkan laflara bakar. Lise yıllarında karate kursuna gitmişliği var ki, cemaat içinde milli karateci olduğu söylentisi vardır. En belirgin özelliği ise tokalaşırken elinizi biraz fazla sıkmasıdır. Gözlerinizden yaş geleceğini anladığı zaman tokalaşmayı sonlandırır. Mesleği veteriner hekimdir. Ancak hekimlik yapmaz, özel bir yurdun müdürlüğünü yürütmektedir.

4- Ekibin orta yaşlısı diyebiliriz. 27 yaşında. Kamu yönetimi mezunu. Bir belediyede sözleşmeli personel olarak çalışıyor. Herhangi belirgin bir özelliği yok. En önemli özelliği maklube yemeğini çok sevmesi. Bir oturuşta bir tencereyi yiyebiliyor.

5- Filinta, ekibin en genç üyesi. 18 yaşında. Liseyi yeni bitirmiş ve üniversiteyi kazanmış. Hem de ODTÜ İnşaat Mühendisliği. Şu an üniversitede 4. ayı. Kampüste daha yeni olmasına rağmen herkes ona bir not ağacı olarak bakıyor. Türkiye’de derecesi var. Sıkı bir olimpiyat matematikçisi. Satrancı çok seviyor ve tüm abilerini yeniyor. En iyi 2 numara ile anlaşıyor. 2 numaranın espirileri ile kendinden geçiyor. Biraz içine kapanık ve bir çok konuda prensipleri var. Öyle ki bu prensipler çoğu zaman arkadaşlarını bile bezdiriyor.