İncir çekirdeğini doldurmayacak yazılar

Drive YoYo

Yeni bir site keşfettim. İsmi http://www.driveyoyo.com/ ne yaptığını ilk başlarda anlayamadım. Siteyi biraz inceledikçe en sonunda bana yaramaz bu dedim. Efendim sistem aslında basit; Son model lüks arabalara (şu anda sadece BMW ve Mini Coupe) istediğiniz kadar sahip olabiliyorsunuz. İsterseniz 1 saat isterseniz 24 saat. Yani oto kiralamada ki en büyük sıkıntı saatlik kiralama burada çözülmüş.

Üstelik benzin bedava? Hemen sevinmeyin. Saatlik ücretler en düşük modelde 19 TL civarında. Ayrıca kullandığınız km başı 0,50 TL ödüyorsunuz. Yani kiraladığınız araba ile 2 saatte 80 km yol yaparsanız vereceğiniz ücret 78 TL gibi bir rakam ediyor. Ayrıca sisteme aylık üye oluyorsunuz, bir de arabayı açmak için bir kart var. Bu kart da ücretli. Yani nereye dokunsanız para. Bana pek kullanılabilir bir sistem gibi gelmedi. Nihayetinde çok pahalı. Arabaları ise İstanbul’da tespit edilen 6 bölgeden alabiliyorsunuz. Bu da normal oto kiralamadan ayrılan bir özellik değil.

Sistemin bana göre eksikleri;

Mobil ile iletişimli olarak arabayı istediğimiz noktadan alabilme ve bırakabilme. Mesela Kadıköy sahildeyim. Arkadaşlar ile beraber karar verdik bir kaç yere gitmeliyiz. Hemen telefonumdan bana en yakın arabayı bulmalı (bu araç yürüme mesafesinde olmalı) el-kartımla beraber kapısını açıp içine girmeli ve istediğimiz yerlere gitmeliyim. Sonuçta da arabayı istediğim yere bırakmalıyım. Tekrar Kadıköy’e kim dönecek. Hem belki arabayı bıraktığım yerde arabaya ihtiyacı olan var. (Mevcut sistemde arabayı sadece aldığın yere bırakabiliyorsun)

Ücretler çok pahalı; yukarıdaki iş modeliyle beraber araba segmenti düşürülebilir. Böylece kullanma fiyatları da düşecektir. Bu proje üst gelir grubuna hitap etmiyor nihayetinde. Onların arabası var.

 

Sow Fenerbahçe SK’de

Moussa Sow 1986 doğumlu, yani 25 yaşında. İspanya La Liga’ya ve özellikle İngiltere Premier Lig’e futbolcu yetiştiren bir ligde geçen sezonun şampiyon takım oyuncusu. Üstelik en önemli üç oyuncusundan biri. Ligin 25 golle gol kralı. Avrupa’nın hatırı sayılır kulüpleri bu futbolcunun peşinde. Ama Sow Fenerbahçe’yi tercih ediyor. Fenerbahçe tercih edilemez mi. Pekala edilebilir. Ancak Arsenal peşinde iken Fenerbahçe’yi tercih etmek? Biraz abes, ancak olabilir. Tarihte örnekleri mevcut. Ama ayrı bir parantez daha var; Fenerbahçe’nin ligdeki durumu. Ligden düşürülmesi – 1 veya 2 lig – gündemde. Büyük olasılıkla düşürülme cezası gelecek. Peki kariyerinin zirvesinde, daha doğrusu tam sıçrama döneminde bir futbolcu neden böyle sıkıntılı bir kulüpe gider?

Düşündükçe bir sonuca varamıyorum. Varan varsa belirtsin lütfen!

Moussa Sow deli mi?

Kazanan Jose olmuştur

Dün akşam 2-2 biten maçın ardından kazanan Jose olmuştur, her ne kadar elense de. Aylardır bende kafamda planlar yapıyordum; Jose nasıl bir takım sahaya sürmeli Barca karşısında. Her defasında Jose benim düşündüğümden değişik bir kadro sürüyordu sahaya. Ancak dün akşam maçtan önce kafamda yaptığım beyin jimnastiği sonucu, orta sahayı gerçek orta saha oyuncularıyla güçlü tutması gerektiği gibi bir kadro oluştu kafamda. İleride Higuain tek, Benzema oynamayacak, orta sahda ise Mesut, Kaka, Lass, Xabi dörtlüsünün bir arada oynaması gerektiği kanaatindeydim. Nitekim de öyle oldu. Ancak endişelerim de yok değildi. Lass yerine başka bir futbolcu olabilirdi, aynı şekilde Higuain ve Pepe’nin de. Ancak elde olan malzeme buydu ve bu malzeme ile de dün akşam sahanın mutlak galibi Real Madrid’ti.

Her zaman Barcelona’nın yanında olan şans faktörü dün akşam tam manasıyla tarafını belli etti. Şans Barcelona’dan yana idi. Bireysel yetenekleri sayesinde şansa buldukları 2 gol. Kısacası yazık oldu?

Mesut Özil’in şutuna ise şapka çıkartmamak terbiyesizlik olur. Eğer gol olsaydı abartısız 200 sene konuşulurdu.

http://www.youtube.com/watch?v=p9hQdwTDLiw

Muhteşem geri dönüş

Barcelona maçı sonrası önem arz eden bir karşılaşma idi. Zira Ramos ve Casillas’ın Mourinho ile araları pek iyi değil diye haberler ortalarda dolaşıyordu. İkisi de sahadaydı dün akşam. Callejon’u ayakta alkışlamak istiyorum.

Arkaplan yap!

Bu fotoğrafı çeken amerikalı fotoğrafçı Charles O’rear’dır. Charles bu fotoğrafı 1978 yılında napa country’de çekmiş, fotoğrafın adını bliss koymuş ve aynı yıl bu fotoğraf National Geographic’de yayınlanmıştır. Microsoft’un başkanı Bill Gates dergide fotoğrafı gördükten sonra çok beğenmiş ve yeni çıkacak Windows sürümünün masaüstü fotoğrafı olması için Charles O’rear’ı arayarak ikna etmeye çalışmıştır, başta gönülsüz olan Charles O’rear daha sonradan çok yüksek telif ücretleri ile buna razı olmuştur. Gerisini zaten biliyorsunuz, bu resim belki de en çok bakılan resimlerden biri haline gelmiştir…

Samimi açıklama?

I give my heart and soul, and the thought of hurting a colleague has never enetered my mind.

(Futbola) Kalbimi ve ruhumu verdim ben, bir meslektaşımı incitmek asla aklımın ucundan bile geçmez.

Pepe

Sayfalar:12345