İncir çekirdeğini doldurmayacak yazılar

Müşteri müşteriyi çeker mi?

Çarşamba ve perşembe günü Ankara’da idim. Perşembe günü işlerimizi bitirdikten sonra arkadaş ile beraber yola çıktık. Ulus’tan hareket ettik güzergahımız Ankara-Samsun karayolu. İkimizde sabahtan açız. İşler anca yetişmiş, yemek yemeğe vakit bulamamışız. Ulus civarında arabayı park edip yiyecek bir yer bulamadık. Ankara’dan çıkana kadar da öyle bir yere rastlamadık. İyice acıktık. Bir ara Sungurlu’daki Ocaklı Tesisi geldi aklıma ama oraya kadar açlıktan ölebilirdik 🙂

Bir ara Elmadağ’da duralım yiyelim dedik ama ana yoldan Elmadağ’a girmek için yol bize buyur! demedi. Öyle süzülüp gidiyoruz Samsuna doğru. Sağ tarafta tabelalarda reklamlar boy boy. Hele bir yer var Aspava mı, Aspurga mı? öyle birşey. Kocaman tabela Sulu Yemek, 1 km daha sonra bir tabela Gözleme, Pide, 1km daha sonra Döner, Kebap her km başı sağda kocaman reklam tabelaları. Reklamlara bakarsak tam derdimize derman olacak bir yere benziyordu burası. Arkadaşıma dönerek

Faruk bu yerin bu kadar reklamı var yol kenarında. Bana sorarsan burası fiyasko çıkacak

dedim.

Nihayetinde tesise yaklaştık. Kocaman bir yer. Büyük bir tesis. Ancak o ne? Önünde sadece 1 (yazıyla bir) araba var. Yavaşça yaklaşıp içeriyi süzdük, kimsecikler yok. Araba durmadan gaza bastık ve tam yol ileri.

Biraz ileride bir tesisin önünde en az 30 tane kamyon, en az bir o kadar da arabanın olduğunu gördük. Müşteri müşteriyi çekti ve daldık içeri. Afiyet olsun ve oldu da?

fotoğraf ile tesislerin alakası yoktur, fotoğraf http://www.loplopculer.com adresinden alınmıştır.

Henry Arsenal’de mi?

Sky Sources: Thierry Henry set to agree two-month loan deal with Arsenal in the next 48 hours. More details on SSN Through the Night.

kaynak: SKY Sports

Sky Sport Henry’nin 48 saat içinde Arsenal ile iki aylık kiralık anlaşma sağlayacağını yazıyor. Hadi bakalım hayırlısı. Eski günlerdeki gibi Henry Şov izleyeceğimiz günler yakındır.

2012 model Trabzonspor Orta Sahası

Trabzonspor 2012 senesine hızlı gireceğe benziyor. Jaja ve Olcan Adın transferleri bitti gibi. Peki o zaman orta saha mevkiinde kaç futbolcu etti? Olcan, Jaja, Adrian, Alanzinho, Zokora, Aykut, Barış Ataş, Barış Özbek, Colman, Sapara, Murat, Volkan. Tam tamına 12 adet. Yani bir takımdan bir fazla. Gidenleri ve gidecek gibi olanları saymadım hemde. bu kadar kalabalık orta sahada kim oynar. İyi bir Colman ve Zokora bu kadroda düşünmeden yazılacak isimler. Kaldı biri forvet arkası olmak üzere iki kişi. Forvet arkası tercihi ise Halil veya Henriqe düşünülebilir. Ancak Jaja’nın gelmesi halinde forvet arkasını Jaja’nın parselleyeceği kesin. Halil ve Henriqe, Burak Yılmaz’ın yedeği ve rotasyon alternatifi olacaktır. Orta sahanın sağ ve solu boş kaldı. Sağ kısma Volkan veya Halil Altıntop alternatifi, sola ise Alanzinho, Adrian, Olcan alternatifini düşünmek doğru olacaktır heralde.

Her ne olursa olsun Adrian’ın daha fazla şans bulmasını istiyorum ben. sadece Benfica maçında kendini gösterebildi belki ama ben bu adamın oynamasını istiyorum. Benim kadrom ise şöyle;

Tolga – Ferhat – Celustka – Giray – Yumlu – Zokora – Olcan – Colman – Adrian – Jaja – Burak 
Yedekler: Onur, Cech, Glowacki, Alanzinho, Aykut, Henrique, Halit (fazla mı oldu)

Jaja Coelho yeniden Trabzonspor’da

Acaba, tekrar gerçekleşir mi bilmem ama Jaja Trabzonspor’a gelirse gerçekte başarılı olur. En azından Trabzonspor’u ikinci yarı üst sıralara taşıyacaktır.

Islık çalmak

Islık çalmak nadir de olsa lazım oluyor insana. Öyle evin içinde nota çalar gibi alçak sesle dudaklardan çıkan ıslıktan bahsetmiyorum. Parmaklar ağıza sokularak çalınan desibeli yüksek ıslık anlatmak istediğim. Zordur bunu çalmak. Benim gibi kırsal bir kesimde büyümüşseniz ıslık çalma denemeleriniz olmuştur muhakkak. Önce dört parmak, sonra iki el iki parmak, sonra tek el iki parmak, tek parmak derken nirvana; parmaksız. Bunu henüz başarabilmiş değilim. Tek el tek parmakta bıraktım en son. Kullanmaya kullanmaya da köreldim üstelik şu an yapabildiğim tek el iki parmak.

Geçen arkadaş arabasıyla beni eve bıraktı. Akşam 8 gibi saat. Arabadan inerken veya bir yerden çıkarken ceplerimi yoklarım. Yine yokladım. Sol cebim boştu (hep oraya koyarım) Cep telefonum yoktu. Arkadaş dönüşünü yapmış, hafif ıslak dik aşağı yolda tahminim boşta aşağıya doğru süzülüyordu. O an telefonumun vitesin önündeki haznede olduğunu anımsadım. Aklıma hemen Ömer’i (şöför oluyor kendisi) aramak geldi – ne çare telefon zaten onda idi – eve gidip evden aramak geldi – mantıksızdı, zaman geçerdi- koşmak, arabayı yakalamak geldi – çok zor, yetişemezdim- tüm bunlar yaklaşık 2 sn içinde beynimde oluşuveren fikirlerdi. Derken tek elim ağzıma gitti ve iki çığrımlık ıslık patlattım. Fiuvvvvvv, fiuvvvvvvv. i30’un stop lambaları yanıyordu. İşe yaramıştı.